Hepsi boşa gitti !


Orta halli bir firmaya işe başlamıştım. 23-24 yaşındaydım o sıralar. Yan departmanda bir kıza rastladım. Parmağında yüzük yoktu. Ondan hoşlanmıştım.  Önce uzaktan sevdim. Sonra biraz yakınlaşmaya çalıştım. Ona yemek ısmarladım, şirinlik yaptım. Ama bir türlü açılamıyordum. Kız çok güzeldi ve beni reddederse mahvolurum diye düşünüyordum.

Kız hiç özelinden bahsetmiyordu. Ben de utancımdan  soramıyordum. Ülke meseleleri, güncel olaylar, şirkette dönen işlerden bahsediyorduk. Cesaretimi toplamam uzun sürdü. Onu şık bir restorana yemeğe davet ettim. Utangaç biri olduğum için ilişkide giriş, gelişme, sonuç gibi bir yol izlemeye cesaretim yoktu. Ona aniden evlenme teklif edecektim. Ya olacaktı ya da bitecekti. Yemekte sırf laf olsun diye “Evli misin “ diye sordum “Evet” dedi.

Ben pek inanamamıştım. “Kiminle ?” dedim. “Kocamla” dedi. Ben şaka yaptığını söylemesini umuyordum. Ama öyle bir şey demedi. Biraz sessizlik oldu. “Hani parmağında yüzük yok ?” dedim. Hamileyken kilo aldığını bu yüzden çıkardığını söyledi. “Hamile mi?” dedim. “Evet ilk çocuğuma hamileyken” dedi. Az daha sen kaç yaşındasın ki diyecektim, kendimi zor tuttum.   Rezaletin kıyısından dönmüştüm. Yemekten dönerken kozmetik ürünlerine bir hayli saydırdığımı hatırlıyorum. Kimin evli, kimin genç kız olduğu belli olmuyor ki ? Bayanlarda da bir problem var bana göre, sen elin adamına (bana yani) neden o kadar cana yakın davranıyorsun ki? Bence bu tavırlar bile aldatma sayılmalı. Neyse, biraz travma geçirdim ama o kadını bir şekilde hayatımdan çıkardım.

Bu yazı 318 kere okundu.
Etiketler:
Aşk Hikayeleri
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri