İlginç hikayeler arayan adam 4


Mükremin duygularını maskelemeye çalıştı. Bu çığ karşısında ayakta durmak kadar zordu. Mükremin’in aklına bir fikir geldi. Bir zamanlar Paladyumcu Fikri’ye de ilgi duymuştu. Sanırım nedeni Paladyumcu Fikri’nin de Mükremin gibi uğursuz olmasıydı. Üstelik Fikri çok sağlam uğursuzdu. İnternet işine girdikten sonra hükümet internetle ilgili yasaklama getiren bir kanun çıkarmıştı.

Fikri o kadar uğursuzdu yani. Bir işe el attımı sektör batardı. Mükremin Fikri’nin uğursuzluğuyla gurur duydu. “Hey gidi delikanlı beni bile geçtin!” diye düşündü. İşte o sıralar Fikri’ye ilgi duymaya başlamıştı. Ama sonra devamı gelmemişti. Belki de Nedim aşkı da böyle olabilirdi.

Başka şeyler düşünmeye çalıştı. Örneğin su samurlarının kahvaltıda ne yediğini düşünmeye çalıştı. Su samurları kornfleks yese ne de garip olurdu. Tam o esnada Nedim:

-Hacim şunu da su samuru yapsak ne komik olurdu değil mi? Çok da absürt olurdu. Yapalım mı öyle?

Mükremin irkildi. Çenesinin altındaki G noktasını aradı. Ovuşturdu. Bu da neydi şimdi? Nedim aklını mı okuyordu ? Yoksa kalp kalbe mi karşıydı?

“Ne diyosun sen?” dedi kendine ne demek kalp kalbe karşı. Bu olsa olsa geçici bir hevesti. Ne geçici bir heves mi? Ne hevesi? Düşünceleri bile saçmalamaya başlamıştı. Zaten Nedim onun tipi değildi. Ne tipi yahu? Mükremin o anda kafasına gökten örs düşmesini temenni etti. Ama beklediği örs bir türlü düşmüyordu. Hayat çizgi filmlerdeki gibi olsa ne iyi olurdu. Bir an kendisini Tom Nedim’i de Jerry olarak hayal etti Mükremin. Tom sevimli Jerry’i hep kovalardı. Ne de sevimliydi Jerry. Sanki Jerry’i yakalasa yiyecek miydi? Kaç kere fırsat geçmişti eline halbuki. İstese yiyebilirdi.

Tom da Jerry’nin sevimli olduğunu düşünüyordu Mükremin’e göre. Eee yemeyeceğine göre ne diye kovalıyordu? Aşktan olamaz mı? İmkansız bir aşktı Tom ile Jerry’nin aşkı tıpkı, gül ile bülbülünki gibi. Çünkü farklı cinslerdi bunlar. Üstelik cinsiyetleri bile yoktu. Gerçi biraz erkeği andırıyorlardı ama karu kız peşinde koşacaklarına birbirlerinin peşinde koşuyorlardı.

Peki ya gül ile bülbüle ne demeli? Hadi biri çizgi film olsun, kaale almayalım. Bülbül güle neden aşık olmuştu? Hem de deliler gibi. Aşkları da bin yılı aşkın dillerde dolaşıyordu. Demek ki gerçekti. Hem Müslüman yalan söyler miydi? Birde ciddi adamlar bunlar. Koca koca adamlar gül ile bülbül hikayeleri üzerine mersiyeler düzüyorlardı.

Düzmek mi? İşte bu aşkın önünde en büyük engeldi. İnsan hiç aşkına böyle bir şey yapabilir miydi? Belki de böyle bir şey olmasın diye farklı cinsleri bir birine aşık etmişlerdi edebiyatçılar. Çünkü vuslat ateş aşk da kelebekti onlar için. Ateşin kelebeği yaktığı gibi vuslatta aşkı yakar kül ederdi. Sonsuz aşk ancak vuslatsızlık ile mümkündü yani kavuşamamayla. Bunun için farklı türleri seçmişlerdi belki de.

Devam edecek…

Bu yazı 332 kere okundu.
Etiketler:
absürt hikayeler öykü
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri