Karikatür karakterinin hikayesi 6


BÖLÜM 6

Matematik karikatürleri içerisinde karşılaşan Edip ve Zeliha henüz birbirlerini iyi tanımıyorlardı. Ama Edip aşık olduğundan emindi ağzındaki baklayı çıkarttı:

-Seni ilk gördüğüm andan itibaren seviyorum !

Edip gösterdiği cesarete kendisi bile şaşırmıştı. İşte olup bitmişti. Undan sonrası artık daha kolaydı.

Zeliha şaşırdı:

-Evladım sen sabahtan beri ne saçmalıyorsun, basmıyor senin kafa galiba!

Zeliha’nın durduk yere gelen ilanı aşk karşısında sinirlendiği belli oluyordu. Edip kontrolü eline alması gerektiğini anladı. Artık bu öğretmen öğrencisi komedisi bitmeliydi.

-Zeliha hanım, şaka yapmıyorum, ben çocuk mocuk değilim ve size karşı kuvvetli hislerim var.

-Sıfır aldığın yetmiyor gibi bir de öğretmenine mi asılıyorsun aptal çocuk. Geç yerine yarın velin gelsin!

-Yapmayın lütfen Zeliha hanım, bakın size olan sonsuz saygımdan size hanım diyorum, lütfen bu oyunu bırakalım. Siz öğretmen ben de öğrenci değilim. Bu sadece bir karikatür. Belki komik bir karikatür. Bunu neden aşk karikatürü haline getirmiyoruz ?

-Hımp! Saygısından hanım diyormuş, tabi hanım diyeceksin. Yosma mı diyecektin yoksa bana? Terbiyesiz çocuk. Sadece terbiyesiz de değilsin, aklın kıt, muhakemen zayıf senin, içinde bulunduğun ortamda ne şekilde davranılması gerektiğini bilmiyorsun. İnsan hiç öğretmenine ilanı aşk eder mi?

Edip iyiden iyiye sinirlenmeye başlamıştı. Ne yapıyordu bu kadın. İçinde bulundukları matematik karikatürü belki de tek şanslarıydı birbirlerine açılmaları için. Edip Zeliha’nın da ilanı aşk etmesini beklemiyordu ama hiç olmazsa kendisini dinlemeyi deneyebilirdi. Ah şu kadınlar… Karikatür bile olsalar sabırsız ve anlaşılmaz…

Edip içine derin bir nefes çekti cebinden mendil çıkararak alnında biriken terleri sildi:

-Dinler misin bir dakika ? Karikatür aleminde olduğumuzun farkındasın değil mi? Sadece bunu söyle.

-Sende bacak kadar boyunla, hadsiz hadsiz konuşup öğretmenini çıldırttığının farkındasın değil mi?

Anlaşılan Zeliha bu anlamsız oyunu devam ettirmek niyetindeydi. Belki de Edip’in pamuk gibi yumuşacık, minik elleriyle kendisini susturmak, için yaptığı işaretler komik ve anlamsız geliyordu. Sonuçta Edip küçük bir çocuktu ve boyundan büyük laflar ediyordu. Neden inanacaktı ki minik bir çocuğa ? Yoksa öğretmen kimliği Zeliha’yı esir mi almıştı. Bu sadece bir matematik karikatürüydü. Zeliha bunun farkındaydı. Ama bir çocuğun sözlerine neden itibar edecekti ki ? Üstelik bön bakışlı, kıt aklına rağmen yaramazlık yapmaya çalışan bir afacanın ilanı ne kadar sahici olabilirdi ki. Bir süre sessizlik oldu. Edip minik elleriyle yüzünü avuçlayarak duvar dibine çöktü. Belki de biraz hızlı gitmişti. Yine de cesaretinden ötürü kendini tebrik etti. Bu performansı kendisinden beklemiyordu. Ama işe yaramamıştı.

İkili öylece kalakaldı. Belki de küçük çocuk haklıydı ne bildiğini öğrenmeye çalıştı:

-Sen ne zamandan beri karikatür alemindesin bakalım. Daha önce hiç matematik karikatürü deneyimin oldu mu şirin şey ?

Ümitsizce oturan Edip’in gözleri ışıldadı. Nihayet Zeliha tutarlı ve ılımlı konuşuyordu. Ama keşke kendisine çocuk muamelesi yapmasaydı. Yine de hızlı gitmemeli, deminden beri ürkek bir ceylan gibi davranan Zeliha’yı yeniden kabuğunun içine itmemeliydi. Sabırlı olmalı, aşama aşama anlatmalıydı gerçekleri. Bu işin bu kadar zor olacağını hiç düşünmemişti.

-Ben uzun süredir karikatür dünyasındayım. Kahrolası çizer beni aptal bir kişilik olarak düşünmüş. Genelde aptal komedi karikatürlerinde yer alıyorum. Ben olmadık şapşallıklar yapacağım ki komik olacak, başkaları gülecek. Daha önce hiç çocuk olarak çizmemişti beni. İlk defa çocuk oluyorum. Aynı şekilde ilk defa matematik karikatürlerinde yer alıyorum. Hep aşk karikatürlerinin bir figürü olmak isterdim ama bu tiple ancak, aptallık komedisi çıkıyor benden. Aslında aptal olmadığımı, ayrıca duygularım olduğunu tahmin edersiniz.

Son kelimesiyle gereksiz bir kibarlığa adım atmıştı Edip. Zeliha’nın ise aklında hala şu soru vardı:

-Peki ilanı aşk da ne oluyor ?

Devam edecek…

Bu yazı 326 kere okundu.
Etiketler:
absürt hikayeler kısa
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri