Karikatür karakterinin hikayesi 7


BÖLÜM 7

Zeliha’nın kafası karışmıştı. Edip’in söyledikleri doğru olabilirdi. Şu ilanı aşk olmasaydı. Karşısındaki zıpır bunu sırf komiklik olsun diye yapıyorsa, hiç de komik olmadığını bilmeliydi. Belki de toptan yalandı söyledikleri. Yine de ihtiyatlı olmalıydı. İnanmış gibi dinlemeli, aşk meselesini pek de ciddiye almamalıydı. Bakalım ne söyleyecekti aptal çocuk.

-Adın ne demiştin ?

-Edip benim adım.

-Sen şimdi tam olarak nesin ? Kaç yaşındasın kadın mısın erkek misin ?

-Söylediğim gibi ben aslında yirmili yaşlarda bir beyefendiyim, aslında pek öyle görünmesem de yakışıklı bir delikanlıyım.

-Görünüm konusuna girmeye gerek yok, sonuçta karikatür karakteriyiz hepiniz, yakışıklı veya değil önemli değil…

Acaba Zeliha ne demek istemişti ? Objektif bir bakış açısıyla değerlendirilecek olursa Zeliha demek ki ne Edip’le ne de aşkıyla ilgilenmiyor, hatta ciddiye almıyordu.

Edip acele etmenin faydasız olduğunu anladı. Kendisini ifade etmek sözlerle mümkün olmayacaktı. Belki de aşkını açıklamak için acele etmişti. Doğru ya, insan daha tanışmadığı bir insana ilanı aşk etmesi pek de uygun sayılmazdı.

Karikatürlerin dünyasında aşık olmak imkansıza yelken açmak gibiydi. Komediye adanan bir dünyaydı karikatür dünyası. Komiklik olsun diye her numara denenirdi. Haliyle tipler ve davranışlar da komikti. Eğer siz birine aşık olduysanız bunu nasıl ifade edecektiniz ki ? Bir kere her şey komik algılanıyordu. Veya kandırmaca, şaşırtmaca. Zeliha’ya yavaş yavaş hak veriyordu Edip. Biraz zaman geçmeli, yaşanmışlıklar birikmeliydi. Çizerler daha sonra onları yeniden karşılaştırdıkça aşkları pekişebilirdi. Daha doğrusu Zeliha da Edip’e aşık olabilirdi.

İçinden çizer dünyasına saydırmak geldi ama yine de bir karikatürde de olsa aşkıyla aynı karede yer aldığı için şükretti. Belki de bir daha Zeliha’yı göremeyecekti. Onunla birlikte olduğu dakikaları iyi değerlendirmeliydi. Cesaretini toplayıp yeniden söze girdi:

-Belki bana inanmayabilirsiniz, hatta inanmamanız normal. Sadece sizi hep seveceğimi bilin.

-Ya şu aşk olayından bahsetmeyelim. Daha yeni gördük birbirimizi. Hep siz şu an zıpır bir velet kılığındasınız. Size ilgi duymamı beklemiyordunuz değil mi?

-Kesinlikle beklemiyorum.  Tek yönlü bir duygu benimkisi. Sizi daha önce bir karikatürde görmüştüm. O andan itibaren içimde daha önce hissetmediğim duygular belirdi. Sanırım aşk bu. Sizi baskı altına almak istemem. Biliyorsunuz karikatürler aleminde her şey aniden değişir, şimdi buradayız, sonra alakasız komik karikatürlerde başka kimliklere bürünürüz, veya daha kötüsü çizerimiz bizi hepten unutabilir. Biliyor musun çizerimizin aynı olması çok ilginç. Bunu bir işaret sayıyorum. Belki de başka karikatürlerde de birlikte oluruz.

-Tatlım, şu “biz” olayına girmeyelim. Tamam burada karşılaştık, bana faydalı şeyler söyledin. Sana teşekkür ederim. Fakat “biz” diye bir şey yok.  Bu karikatürden sonra ikimizin de yolları ayrılacak biliyorsun.

Zeliha’nın sözleri yaraya tuz basar türdendi. Ne olurdu biraz Edip’in hislerini anlamaya çalışsa. Anlaşılan, aşk kadını değildi. Biraz da göründüğü gibi şaşkalozdu. Edip bunları düşündükçe aşık olduğu kişiye kızmaya hatta içten içe nefret beslemeye başlamıştı. Nasıl oldu da böyle basit bir kadına aşık olabilmişti ? Ruhsuz bir bayandı bu. Edip hislerini sorgulamaya başladı. En başa dönmüştü. Zeliha’ya hissettikleri aşk mıydı yoksa acıma mı?

Devam edecek..

Bu yazı 258 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri