Karikatür karakterinin hikayesi 9


 

BÖLÜM 9

Komik karikatürler çizilmeye devam ediyordu. Edip ile Zeliha’nın yolu bugün ayrılmıştı. Bugün birbirlerinin nerelerde olduklarını biliyorlardı.

Edip Zeliha için endişe ediyordu. Zeliha yeni bir karakterdi. Üstelik benzer basit kadın tiplemelerine yakın bir çizimi vardı. Bu tür adsızları birbiriyle kaynaştırıverirlerdi. Bu Zeliha’nın bir daha geri dönememesi demekti. Aynı tehlike kendisi için de vardı. Tek tesellisi uzun süredir çiziliyor olmasıydı. Çizerinin ara sıra kullandığı alık tiplerdendi Edip. Çok da önemli bir karakter olmamasına rağmen duruşu bile komik oluğu için zaman zaman kullanırdı. Başka bir karakterle kaynaştırmayı veya ortadan kaldırmayı denememişti henüz.

Edip bu günkü karikatürde siyasi bir karikatürde tankın yanındaki bir figüran asker gibi resmedilmişti. Figüranlık karikatürlükte geriye gitmekti. Ama bugün bunu değil Zeliha’ya ne olduğu hakkında endişeliydi. Demek ki Zeliha’ya hisleri her şeyin önüne geçmişti. Onu kendi dünyası ile baş başa bırakmadılar. Yanındaki yüzü güleç resmedilen kişi dert yanıyordu. Bu da Edip gibi figüran askerdi.

Onu dinlemeye talip yoktu ama o derdini anlatmak istiyordu. Kendi gibi figüran olan Edip’e seslendi:

-Sen Edip’tin dimi!

-Evet, ama seni çıkaramadım.

-Asıl problem bu ya kaynaştırmışlar beni. Zaten zayıf bir kimliğim vardı, şimdi tanımadık birisiyle bütünleşmişim. Sen belki bilirsin, yeniden ayrışan var mı bu alemde ?

Edip ilk soruya cevap vermekle sonu gelmez bir geyiğin parçası oluvermişti. Adam susacak gibi görünmüyordu. Kim bilir daha ne kadar konuşacaktı. Üstelik sürekli soru soruyordu. Edip yuvarlamayı tercih etti:

-Belli olmaz bu işler, kaynaşırsın, ayrışırsın, seversin, ayrılırsın. Dert etme, olağan şeyler bunlar.

-Abi ben uzun süredir karikatürler alemindeyim. Gördüğüm karikatürleri saysam aklın durur. Bazıları kayboluyor, geri gelmiyor abi. Yeni tipler çıkıyor. Tipler düzeliyor, yamuluyor ama kaybolanlara ne oluyor abi ?

Adam hem eyyamcı hem geyikçiydi. Anlaşılan bu gün uzun sürecekti. Bu adam ne dense cevap verecek saçmalıklar bulacak, yeni sorular soracaktı.

-Hemşerim madem görmüş geçirmişsin ne diye dert ediyorsun. Bizde yuvarlanıp gidiyoruz işte, ne diye sorun ediyorsun ?

-Abi sonum ne olacak onu merak ediyorum!

-Adamın biri üzerinden silgi ile geçecek, işte sonun bu. Anladın mı şimdi sonunu!

Edip biraz acımasız davranmıştı. Bu da günün ikinci hatası olmuştu. Çünkü adam daha beter velveleye başlayacaktı:

-Yav sen ne biçim insafsız bir şeysin öyle! Seni silsinler seni, silgiyle ! Biz bir şey biliyor mu diye medet umuyoruz, beyimizin ettiği lafa bak! Varsa bir bildiğin söylesen bir yerin mi eksilir! Senden teselli arayanda kabahat zaten. Komik mi bu yaptığın. Karikatür kardeşine bir güzellik yapacaksın, çok mu geliyor ? Anlaşılan beyimizin rahatı yerinde, elalemle dalga geçtiğine göre. Sen de figüransın be, figüran. Belki de sende kaynaşığın tekisin kim bilir. Bu durumu dert etmediğine göre var sende bir numara. Kaynaşa kaynaşa karakterin kaymış olum senin! Ben de adam sanıp akıl danışıyorum. Kime danışıyorsam? Dinliyon mu beni, sana söylüyorum. Hey armut kafalı ! Sen diyorum, aklın varsa diyorum, al bitarafına sür çokokrem niyetine diyorum.. Allah’ın çok bilmiş cahili. Asıl ben sildim seni….

Adam sürekli konuşuyordu. Edip ise duymazdan gelirse adamın yorulup susacağını umarak pek oralı olmuyordu. Nereden çatmıştı bu tipi kayığa ? Zaten kendi derdi kendine yeterdi, bir de bu yalabıkla mı uğraşacaktı ?

Böyle düşünürken gözüne çarpan bir görüntü her şeyi unutturdu….

Devam eder mi?…

 

Bu yazı 220 kere okundu.
Etiketler:
absürt hikayeler uçuk
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

................................................ boyama oyunu ankara evden eve nakliyat