Kutsal su ile çalışan adilik değirmeni


Küçük Melis diğer çocukların aksine yatma zamanının gelmesini iple çekerdi. Çünkü dedesi ona yatmadan önce masal anlatırdı. Üstelik çok ilginç, başka yerlerde rastlayamayacağı masallar. Dedesi Melis’in ileride tek amacı süslenip koca bulmak ya da bir şekilde köşeyi dönmek olan kızlara dönüşmesini istemiyordu. Bu nedenle de sıradan prenses masalları ya da sonunda hazine bulup bir çırpıda zengin olunan hikayeler yerine kendi ürettiği ilginç öyküler, masallar anlatırdı. Dedesinin masalları hayatla ilgili dersler verirdi. Melis bazen dedesinin masalda ne demek istediğini tam olarak anlayamazdı, sürekli sorular sorardı anlamak için. Dedesi ise bu soruları zevkle cevaplandırır, Melis’in sonraki yıllarda anlattıklarını bu daha iyi kavrayacağını düşünürdü.

Dedesinin odasına gelmekte olan Melis üzerine yorganı çekip uyuyor taklidi yaptı. Dedesi Melis’in yatağının yanındaki sandalyeye oturdu. Melis’in numara yaptığını anlamamış gibi yaparak hayıflanmaya başladı:

-Tüh be kızcağız uyumuş. Bende gideyim bari.

Bu sözü duyan Melis aniden yorganın içinden fırladı:

-Ceeee!

Bu tür şakalaşmaları her gün yaparlardı. Dedesi vakit geçirmeden günün masalına başladı:

“Bir zamanlar bir köyde “adilik değirmeni” varmış. Kutsal su ile çalışan bu değirmen dere üzerine  değil kuru bir ova üzerine kuruluymuş. Köylüler bu merdivene buğdaylarını öğütmeye getirirlermiş. Ama değirmen taşıma kutsal su ile çalıştığı için buğdayları tam öğütmezmiş. Köylülerin başka çaresi olmadığı için yarım yamalak öğütülmüş buğdaylarını –yarısını da öğütme bedeli olarak değirmencilere bırakarak- zorluklar içinde evlerine dönerlermiş. Çünkü köylülerin paten kullanması mecburi, eşek kullanması yasakmış.

Köylülerin bir kısmı da değirmene kutsal su taşımakla görevliymiş. Bu kutsal su taşıyıcıları evlerinden getirdikleri kutsal suyu değirmene taşır, karşılığında değirmende öğütülen buğdaydan hisse alırlarmış. Böylece bütün yıl çiftçilikle uğraşmak zorunda kalmazlarmış. Kutsal su taşıyıcılarının en büyük endişesi değirmenin ovadan kaldırılıp dere kenarına kurulmasıymış. Çünkü değirmen dere kenarına kurulursa onlar işsiz kalacakmış. Bu nedenle evlerinden getirdikleri suya “kutsal su” adını verip sistemi sürekli kutsarlar, değirmencilerin çıkarlarını ölesiye savunurlarmış.

Değirmencilerin ise keyfi yerindeymiş. Değirmenin üst katına çıkabilenler değirmenci oluyorlarmış. Ama üst kata çıkmak kolay değilmiş. Birisi üst kata çıkmak istese önce kendi arkadaşlarınca engellenir, sonra merdiveni bekleyen köpeklere takılırmış. Değirmenciler de aralarına yeni birilerini katmak istemediklerinden yukarıdan taş atarak yanlarına gelmek isteyenlere engel olurlarmış. Çünkü değirmenciler çalışmaksızın hasılattan pay aldıkları için başkasını yanlarında istemezmiş. Bu sistemi kutsal su taşıyıcıların desteğiyle onlar yönetiyormuş. Fakat sistemin çalışması için bu yeterli değilmiş. Köylülere öyle eziyet çektirilmeliymiş ki sorunlara boğulan zavallılar, enayiliklerinin farkına varmasınlar. Bu yüzden paten mecburiyeti ve eşek yasağı getirilmiş.

Köylülerden birisi kalkıp da bu değirmeni derenin kenarına taşıyalım derse adilik değirmeninin asıl faydasını gören değirmencilerden ve kutsal su taşıyıcılarından önce kendi arkadaşlarınca engellenirmiş. Çünkü köylülerin hak ve doğruluk anlayışı “değirmenciden ne alabilirsek” üzerine kuruluymuş. Aç kalmamak için bu sistemi olanca haksızlığa ve karşılaştıkları zorluklara rağmen devam ettirme mecburiyeti hissediyorlarmış.”

Dedesini meraklı gözlerle dinleyen Melis sonunda dayanamadı:

-Peki sonunda ne olmuş ?

-Masal daha bitmedi. Sonunu sen belirleyeceksin. Sonunu başkasının belirlediği masalları yaşarsan o köylüler gibi olursun, seni masallarla uyuturlar. Ben seni uyutmak için değil uyandırmak için masal anlatıyorum kızım.

Bu yazı 304 kere okundu.
  • Site Yorum

12 adet yorum var.

  1. muzaffer diyor ki:

    ilginç ve farkılı bir hikaye. değişik hikaye sitelerinin olması güzel

  2. kamil diyor ki:

    sistem aynen böyle çalışıyor, bu kadar anlatılırdı.

  3. selda diyor ki:

    Keşke daha güzel bir dünyada yaşasaydık

  4. halit diyor ki:

    Hakikaten de nerede bir iyi veya kutsal bir şey görsem mutlaka onu çıkarlarına alet edenler çıkıyor

  5. Zafer diyor ki:

    Bir gün gelecek şer çarkları kırılacak, hayır değirmeni faaliyete geçecek

  6. melih diyor ki:

    Maalesef yaşadığımız hayatın gerçeği bu, işler hep böyle yürüyor

  7. salih diyor ki:

    sistemi gayet güzel özetleyen bir hikaye.

  8. faruk diyor ki:

    bir gün gelecek roller değişecek

  9. nazan diyor ki:

    değirmeni tersine çevireceğiz

  10. rasul diyor ki:

    sahtekar kişiler her şeyi kendine alet eder

  11. necip diyor ki:

    maşallah güzel bir hikaye, taşı gediğe oturtmuş

  12. vesile diyor ki:

    gerçekler çok acı maalesef

Bir yorum bırak

................................................ boyama oyunu ankara evden eve nakliyat