Ağır bir tartışmanın üzerine Ataryemezden baklava İmangücünden ise güllaç


Perde 1

 

Sahne 1

 

(Pencereleri açık bir oda. Odada dört arkadaş ve misafirleri bir konuyu tartışmaktadırlar. İçeriye bol miktarda inşaat tozu girerken öksürmektedirler)

–         Bayanlar, baylar, kardeşlerim, bana bakın, beni bir dinleyin. Bu gidiş iyi gidiş değil.

–         Ne alaka?!

–         Gazeteden okudum, siz benim kadar okumazsınız, fırsatınız olmaz.

–         Açık, çok açık. Ben umursamıyorum bile bu kadar açık yazılanları. Bunların hepsi mal abi.

(Ayağa kalkar, tepeden elleriyle şemsiye yaparak nutkuna ayakta devam eder).

 

–         Abilerim, ablalarım, Müslüman kardeşlerim, selamünaleyküm. Okumuyorsunuz, konuşmayın. Bir dinle!

–         Bak arkadaş, sen siyaseti yüzeyinden okuyorsun, güncel haberleriyle.

–         En heyecan verici olaylarıyla, değil mi?

–         Siz beni anlamıyorsunuz, ben dışarıya çıkıyorum. Bir sigara içeyim.

 

(Masalarda oturan çalışanlar kalkarlar. Yemeğe, aşağı kata yemekhaneye inerler. Merdivenlerde birbirlerine laf atarlar).

 

–         Yermekte ne varmış abisi?

–         Tavuk sote.

–         Bulgur pilavı var mıymış yanında?

–         Turşu varsa o da var.

(Gülüşmeler, birbirine şaka yapmalar).

 

–         Adam dünyanın en çok satan adamı. Sen öyle yazamazsın.

–         Bizimki onunkinden iyi hacım. Adam gitmiş, özgün bir çalışma yapmış. Potansiyeli varsa ben de yaparım.

–         Abi ben  yazarım. Eyüp bey daha hızlı yazar.

–         Bak şuradan başlayalım.

–         İrfan bey, sen o adamı bırak, bana yaz.

–         Anlatabildim mi İbrahim? Adam yaşamıyor, bulamazsın artık.

–         Şu senin son çalışmandan.. şimdi şurayı okuduğun zaman, bir şey söyleyeceğin ama ne söyleyeceğin.

–         Hayır hayır, normal bir kitap böyle yazılır da.

–         Ha.. adamlar yaşıyorlar kardeşim.

–         Sana sorayım. Kendini güçlü hissetmeyi nasıl ifade edersin?

–         Abi ben başka ifade ediyorum. Şey, vay seni gidi, seni, dedi. Bu zaten bunu anlatıyor. Artık öyle bir noktaya geldi ki…Güzel güzel, hızlı hızlı yazabilmek.

–         Anlatabildim mi? Aynı cümleler. İki tane var. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Düşündüğün zaman.

–         Bak bak ne derdi? Onun kolayını bulmuşsun sen. O zaman Leyla’ya dediğin zaman o sensin. Ekstra bir cümle kullanıyor. Bilmem ne cüce, mesela. Değilim zaman kendimi atmış oluyor.

–         Bir tane hikaye yazacaktım, İrfan’ın ihtirasları, diye. Cümle alem okusun. Yazmıyor bu adam.

–         Tamam.

–         Eyüp bey, yazmıyor bu adam. Biraz antreman yapmalı. Kasmamalı.

–         Ya abi bundan korkulur ya.

–         Yarın altı hikaye bekliyorum. Haydar Dümen de olsa böyle derdi. Kendini kasma, diye. Üç güne kadar İrfan’ın ihtirasları gelebilir. İmmanuel’in İhtirasları gibi.

–         Sen ne diyorsun buna İrfan abi?

–         Doğru.

–         Direkt kitap yazılır mı?! Önce antreman hikayeler yaz!

 

Eyüp YÜKSEL

Bu yazı 517 kere okundu.
Etiketler:
absürt hikaye öykü
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek