Arkası Yarın


Eskinin arkası yarınlarını özleyenler için bir kesit:

–      Musa Emmi tarlan nasıl?

–       Muhtar, nasıl olsun, artık hasat alamıyoruz.

–       Öğretmen sen ne dersin bu işe?

–       Musa Emmi, sen tarlanı sürmezsen, toprağına bakmazsan, gübrelemezsen, kahvede oturup ajansları dinler de su vermezsen, nasıl alacaksın ürününü?

–       Ya Öğretmen çok doğru söylüyor. Sen tarlana bakmazsan, o seni yaşatır mı.

–       Ah ah, ne ettim ben? Kendim ettim kendim buldum muhtar. Öğretmen şimdi ben ne yapayım?

–       Üzülme Musa Emmi, köyde bir kooperatif kurmanız meseleyi çözüme kavuşturacaktır.

–       Eeeeeeeeeeeeee nereden nereye?

–       Tarladan Radyoevine. İyi ki Rüştü Asyalı var hocam, bizi kurtardı.

–       Evet böylece çok iyi bir program hediye ettik Türkiye’ye.

–       Ya Musa Emmi, sen ne dersin Kızılay’dan Opera’ya dolmuş kuyruğunda beklerken de tarlanı, ekinini, çiftini, çubuğunu düşünüyor musun?

–       Düşünmez olur muyum hiç! Rolümle ben bir arada şehirde gezinip duruyoruz. Gençlik Parkından Piknik’e, Piknik’ten Büyük Sinemaya. Tarladan okula geçinip gidiyoruz işte. Allah devlete, TRT’ye zeval vermesin.

–       Öyle diyon da emmi, 2000li yıllarda radyo neyim kalmayacakmış, radyoda tarla, bostan seyredilmeyecekmiş. Yerli fütürist bir yazar var İstanbul Tophane’den o yazmış Akbaba’da.

–       Olabilir Muhtar. Ama biz boşverelim geleceği, şu güzelim 60lı yıllarımızı yaşayalım.

–       Öğretmen yine kendi yağınla kavrulup gidiyorsun.

–       Ne yapayım muhtar, Ankara’da Gazi Osman paşa varken, bana sadece orası yeter. Varsın Gençlik Parkına gitmesin ben.

–       Olur mu Öğretmen, sen Gençlik Bahçasını gezmesen, orada bilet almak için.

Musa Emmi, biz sanatçıyız bizi unutmazlar. Bu radyo günleri unutulmaz.

Devam edecek…

Eyüp Yüksel

Bu yazı 701 kere okundu.
Etiketler:
absürt hikaye hikayeler
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat