Aşk hikayeleri 15


Doğru bilinen yanlışlar

IV Amenhotep ve Nefertiti’nin düğünü muhteşem oldu. Çift birlikte ülkeyi gezmek istediler. Devlet erkanı bu işe pek sıcak bakmıyordu. Nede olsa firavun tanrı demekti ve halkın içine karışmazdı. Halka firavun ve ailesi tanrıların temsilcileri gibi tanıtılır, sanat eserlerinde firavunlar gerçeküstü ve heybetli tasvir edilirdi. Gerçekte ne yaşanırsa yaşansın hiyeroglifler hükümdarların “üstün” başarılarını anlatırdı.

IV Amenhotep ise kendisinin de diğerleri gibi bir insan olduğunu halka göstermek istiyordu. Heykeltraş ve diğer sanatçıları çağırtarak bundan sonra duvar yazıları ve heykellerde ne görüyorlarsa onu işlemelerini, hiyerogliflere gerçek ne ise onu  yazmalarını istedi. Halk firavunun bir tanrı olmadığını bilmeliydi. Tarih olduğu gibi yazılmalıydı ki gelecek nesiller ders çıkarabilsin.

IV Amenhotep ve eşi yanlarına birkaç yardımcı alarak ülkesini keşfe çıktı. İnsanlarını, adetlerini, sevdiklerini, sevmediklerini öğrenmek istiyordu. Acaba halk nasıl yaşıyordu? Devletten ne istiyorlardı?

Gördükleri onu şaşırtmıştı. Saraydaki konforlu yaşamın tersine halk bir torba tahıl için aylarca çalışıyordu. Devletin halkı için hiçbir şey yapmadığını gördü. Halktan alınan vergilerle firavunlar için piramitler, anıtlar, heykeller, yazıtlar yapılıyor ama su bentleri, kanallar ve yolları halk kendisi yapmaya çalışıyordu. Halkın gözünde devlet vergi toplayan, vermezlerse öcü diye korkutan bir oluşumdu. Saraydaki zorbalar insanların neye tapacağına ne şekilde yaşayacağına bile karışıyordu ama güçlünün güçsüzü ezmesine karışmıyordu insanlara göre.

Demek ki babası ve önceki firavunların çok başarılı oldukları koca birer yalandı. Zavallı halktan alınan vergilerle firavunları olduğundan iyi gösterecek eserler yapılıyor, Mısır ülkesini refah içinde göstermek için yabancı ülke hükümdarlarına pahalı ve gösterişli hediyeler alınıyordu.

 IV Amenhotep’e göre gelecek nesillerin veya yabancı ülkelerin kendisini “iyi” demesinden ziyade halkın yaşam kalitesinin yükselmesi önemliydi. Devlet imkanlarını halkın hizmetine sunmayı düşündü.  Su bentleri, yollar, kanallar yapmayı düşündü. Halkın arasında gezecek sorunlarını dinleyecekti. Dileyen herkes derdini hükümdara veya görevlilere anlatabilecekti. Ayrıca her küçük yerleşke için birer komiser tayin edecekti. Komiserler halkın sorunlarını saraya iletecek, adaleti sağlayacaktı. IV Amenhotep çocuk idealistliği ile hareket etmek istese de aslında devleti annesi Tiye yönetiyordu. Tiye oğlunun hükümdar gibi hissetmesi için isteklerini yerine getirmeye çalışsa da bazı şeylerin uygulanması imkansızdı. Oğluna hiç unutmayacağı öğütler verdi:

-“Firavun halkını korkutabildiği , kendini yüceltebildiği sürece iktidar sahibi olur. Yoksa ne halk ne de yabancı devletler saygı göstermez. Firavun devlet demektir. Yabancı ülkelerin ona gösterdiği saygı aslında Mısır halkına gösterilmiş sayılır. Halkın firavuna gösterdiği saygı inandığı her şeye gösterdiği saygıdır. Devlet böyle ayakta durur. Bu yüzden halkımıza hizmet edeceğiz ama firavunumuzu da yücelteceğiz. Ayrıca bu ülkede rahiplik sistemi var. Tanrının temsilcisi firavun olduğu gibi firavunun temsilcisi de rahiplerdir. Firavun adına adalet sağlar, sistemi idare eder.  Amon rahiplerini devreden çıkarırsan kargaşa çıkar. Bu nedenle amon rahipleri görevlerini yapacaklar tek farkla ki tanrı Aton’u halka anlatacaklar, dinimizi yayacaklar”dedi Tiye.

Gezi IV Amenhotep için yararlı olmuştu. Çocuk eşi Nefertiti’nin onu desteklemesi ise ayrı bir mutluluk kaynağıydı. Fakat gelişmelerden mutlu olmayanlar çoktan tuzaklarını kurmuşlardı bile.

Bu yazı 524 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek