Aşk hikayeleri 17


Kiya’nın ortaya çıkışı

Tadukhipa kendisine Aton dinini anlatmasını istedi. Böylece IV Amenhotep’in ilgisini çekmeyi başarmıştı. Halkın dinini değiştirmeye çalışan  IV Amenhotep’e kendi dinini değiştirmesi için fırsat vermek küçük bir kız çocuğu için dahiyane bir fikirdi. IV Amenhotep’in annesinden öğrendiklerini Tadukhipa’ya anlatması demek ona vakit ayırması demekti. Tadukhipa böylelikle IV Amenhotep’in Nefertitiyle  geçirilebilecek zamanın bir kısmını ustalıkla çalarak kendi maharetlerini gösterme imkanı elde edecekti.

Birkaç gün sonra Tadukhipa Aton dinini kalben benimsediğini kendisinin de Nefertiti gibi bu dine göre isminin olmasını istedi.  IV Amenhotep Aton dinini yaymak istiyordu ama annesinin söylediği birkaç şey dışında bir şey bilmiyordu. Fakat bilmediğini de belli etmek istemiyordu. Annesi Tiye’nin isminden esinlenerek:

-Kiya olsun senin adın. Manası ayın parlayan yüzü demek!

Aslında IV Amenhotep kiya kelimesinin anlamını, hatta anlamı olup olmadığını bile bilmiyordu. Tek bildiği kendisi için Nefertiti’nin güneş gibi vazgeçilmez olduğu, Kiya’nın Nefertiti’nin yanında ay gibi kaldığıydı.

Kiya IV Amenhotep’in kalbini fethetmek için doğru bir adım atmıştı. IV Amenhotep Kiya’nın adını koyduğu için kendisine artık eskisi gibi ilgisiz kalamıyordu. Kendini IV Amenhotep’e sahiplendirmeye çalışan Kiya giderek yerini sağlamlaştırıyordu.  IV Amenhotep’in annesine düşkünlüğünü bilen Kiya’nın son hamlesi onu daha da avantajlı hale getirecekti.

Devlet işleri Tiye’nin gününün tamamını alıyordu. Güvenilir bir yardımcıya ihtiyacı vardı.  Kiya’nın bunu fark etmesi çok sürmeyecekti. Tiye’ye yanaşan Kiya önce oda hizmeti sonra kırtasiye işleri derken Tiye’nin yardımcısı olmayı başarmıştı. Bu sayede ülke de neler olup bittiğini de öğrenebiliyordu.

Kiya Mısır yönetiminde söz sahibi olmak için çabalarken IV Amenhotep ve Nefertiti süzülmüş Nil suyunu oyun için yaptıkları kanallarda akıtıyorlardı. Memleketi imar etmenin hayali bile güzeldi. Nefertiti ile günlerini geçiren  IV Amenhotep’in keyfine diyecek yoktu. Nefertiti’nin bir gülüşüne dünyaları feda ederdi.

Devlet yönetimi ise kumdan kale yapmak kadar basit değildi. Yükü tek başına taşımakta zorlanan Tiye’nin başı ordu komutanıyla dertteydi. Ordu Aşağı Mısır bölgesine denetime gitmiş ama dönmemişti. Avaris’teki ordu dönmediği müddetçe sarayın bulunduğu Teb ve çevresi güvende değildi. Komutanın aracıları komutanın Tiye ile evlenerek iktidara gelmek istediğini söylüyordu. Bu olursa IV Amenhotep’e bir şey olmayacağı konusunda garanti veriyorlardı. Tiye basit bir teftişe ordunun tamamını göndermek gibi ciddi bir hata yapmıştı.

Tiye kara kara düşünürken çözüm Kiya’dan geldi. Kiya Tiye’ye teklifi kabul ettiğini elçilerle bildirmesini istedi. Planın sırrı elçilerin arasına yerleştirilecek hastalıklı kişilerde saklıydı. Saray hekimine ağır bulaşıcı hastalık taşıyan kişiler bulduruldu. Bu kişilere saray kıyafetleri giydirilerek elçilerle birlikte Avaris’e yollandı. Avaris yakınlarında bu kişilerden saray kıyafetleri çıkarıldı soğuk su ile yıkanıp güzel kokular sürüldü. Başka hediyelerle birlikte komutana sunuldu. Komutan bir süre sonra hastalandı. Bulaşıcı hastalık belirtilerini gören diğer askerler önce ondan uzak durmaya çalıştılar sonunda hastalığı başkasına bulaştırmaması için komutanı taşlayarak öldürdüler.

Tiye Kiya’nın zekası karşısında büyülenmişti. Kiya kraliçe olmayı başaramasa da devlet yönetiminde rol almayı başarmıştı.

Tiye Kiya’ya güvenmekle doğru yapmıştı. Ama Kiya bu güveni kötüye kullanmak üzereydi…

Bu yazı 838 kere okundu.
Etiketler:
aşk hikaye hikayeler
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek