İbretlik Hikayeler

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Aşk Hikayeleri
  4. »
  5. Aşk hikayeleri 2

Aşk hikayeleri 2

hikaye oku hikaye oku -
1069 0

Çocuk gözüyle aşk

Törenin bitiminde Amenhotep annesinin elini bırakarak Spekramon’a doğru koştu. Fakat Spekramon’a ulaşamadan bir nöbetçi yolunu kesti. Amenhotep’in elinden tutarak babasına götürdü. Babası Amenhotep’i kucağına aldı. Sonuçta o da bir babaydı.

-“Büyüyünce benim yerime geçince şu gördüğün insanlar sana boyun eğecek. Baban gibi aslan avlayacaksın. Kızların peşinde koşmaya devam edersen kral olamazsın.”dedi babacan tavırla.

Eskiden olsa çocuklarıyla bu denli konuşmaz, hatta ilgilenmezdi. Sertliğin, merhametsizliğin krallığın şanından olduğunu, acımasızlığın kişiye asalet kattığını düşünürdü. Ama belki yaşlılık, belki de onlarca yıl hüküm sürmenin verdiği deneyimden olsa gerek, ömrünün sonlarına doğru şefkatli davranıyordu çocuklarına. Aslında büyük oğlu Thutmosis’i iktidara geçirecekti. Bu küçük Amenhotep’in kral olamayacağı belki de ağabeyi tarafından öldürüleceği anlamına geliyordu. Ama küçük oğlu da asil bir şekilde yetişmeliydi, göz önünde olmalıydı. Küçük Amenhotep abisinin başına bir şey gelmesi riskine karşı yedek veliahttı babası için.

Küçük Amenhotep’in canı sıkılmıştı. Güya ileride kral olacak, herkese hükmedecekti ama şimdi oyun oynamasına bile karışılıyordu. Bu büyükler amma da salaklar diye düşünüyordu. Kendi uydurduğu tanrılara tapıyorlar, zavallı aslanları avlamak için günlerce yol alıyorlardı. Özellikle istediği zaman oyun oynayamamak ne kadar da aptalcaydı.

Saraya varınca yeniden Spekramon’la karşılaştı. Spekramon’la sadece saray içinde oynamasına izin veriliyordu. Hemen oyuna daldılar. Spekramon’la oynadıkları kralcılık oyunu çok hoşuna gitmişti. Spekramon’a neden bu kadar ilgi duyduğunu bilmiyordu. Spekramon dik başlı ama sempatik bir kızdı. Diğerleri gibi yapmacık değil olduğu gibi davranıyordu Amenhotep’e. Belki de Spekramon’un kolay yönetilemeyen biri olması ve boyun eğmez tavırları Amenhotep’in ilgisini çekiyordu. Belki de babasının aslan avlamayı sevdiği gibi Amenhotep de zor şeyleri seviyordu.

Küçük Amenhotep o gün evleneceği kişinin  Spekramon olacağına karar verdi içinden. Spekramon’la ülkeyi birlikte yönetecekler, saçma sapan ne varsa yürürlükten kaldıracaklardı.

Sonraki günlerde Spekramon’la çoğunlukla kralcılık oynuyorlardı. Amenhotep kral oluyor, Spekramon da onun biricik karısı ve hizmetkarı. Onunla birlikte ülkeyi ilgilendiren kararlar alıyorlardı. Bu oyunlarda Amenhotep kendini iyiden iyiye kral hissediyor, emirler yağdırıyordu. Bir gün Spekramon’a kumdan kanallar yapmasını emretti. Spekramon ise:

-“Hep ben yapıyorum kralım, yoruldum. Bu seferde siz yapsanız çişli majeste!” dedi. Amenhotep’in biraz önce altına kaçırmasını kastederek eğlenmek istemişti.

Amenhotep için Spekramon’la geçirilen dakikalar çok değerliydi. Bu yüzden çişi gelmesine rağmen hacetini gidermeye gitmemiş, sonuçta altına kaçırmıştı. Şimdi ise yaptığı fedakarlık görmezden gelinerek alaya alınıyordu. Hem de ileride kral olacak birine yapılıyordu bu hakaret.  Karşı cinsin nankörlüğünü ilk kez tadan Amenhotep bunu cezasız bırakmayacaktı. Hemen eline bir avuç kum alıp Spekramon’a attı. Gözüne kum kaçan Spekramon ağlayarak oradan uzaklaştı.

Amenhotep Spekramon’u kırmak istememişti. Ama olan olmuştu bir kere. Ertesi gün hediye edeceği bir oyuncakla bu durumu telafi edebilirdi.

Ama Amenhotep sonraki günler hayal kırıklığına uğrayacaktı. Çünkü Spekramon ortalıklarda görünmüyordu. Amenhotep’in ciğerine ateş düşmüştü. Ya Spekramon onu hepten terk ettiyse? Aklına daha kötü ihtimaller de geldi. Ya Spekramon’la tartıştığını görenler bunu babasına söylediyse? Babası belki de Spekramon’u cezalandırmıştı. Yoksa Spekramon ölmüş müydü?

Amenhotep bu durumu annesine sordu. Annesi Spekramon ve babasının uzaklara gittiğini söyledi. Kral babası öyle uygun görmüştü.

-“Peki neden gittiler, biz sadece şakalaşıyorduk.” dedi Amenhotep çocuk saflığıyla.

-“Seninle ilgisi yok, babanın kararı.” dedi annesi. Konuyu uzatmak istemiyordu.

Amenhotep ise buna inanmayacaktı. Spekramon ve ailesinin saraydan uzaklaştırılmış olmaları nedeniyle kendisini suçlayacaktı. Spekramon’dan ayrı kalmak, hem de bunun kendisi yüzünden olması Amenhotep’i üzüyordu. Neredeyse her gün Spekramon’u düşünüyordu. Acaba bu aşk mıydı yoksa saplantı mı?

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir