Bir ana kuzusu hikayesi


Geçmişte bir zaman Cuma namazına gitmiştim. Namaza duracakken 12-13 yaşlarındaki bir çocuğun safın biraz ötesinde durduğunu fark ettim. Ona yönelerek “safları sıklaştıralım” dedim. Çocuk bana mahcup bir ifadeyle baktı ama yerinden kımıldamadı. Daha sonra araya başkaları girdi, saf tamam olunca namazı kıldık.

Çocuğun neden bu tarafa gelip safı sıklaştırmadığını düşünüyordum. Çocuğun bulunduğu yerdeki halının tüyleri oldukça yumuşak görünüyordu. Belki de çocuk halının yumuşaklığının cazibesine kapılmıştı.

Aylardan Ramazan’dı akşam teravihte de aynı çocuğu gördüm. Yine aynı yerde namaz kılıyordu. Bu sefer kanaatim kesinleşmişti. Galiba çocuk yumuşak halıda namaz kılmak istiyordu.

Çıkışta çocukla rastlaşınca ona takıldım:

-Seni gidi ana kuzusu, buldun yumuşacık halıyı, hep orada kılıyorsun, dedim.

Çocuk mahçuplaştı, bir şey diyemedi. Ben de söylediğimden pişman olmuştum. Çocuk yaşta camiye geliyordu. Ona böyle bir şey söylememe gerekirdi. Sözümü geri aldım:

-Kusura bakma sadece takıldım. Genç yaşta camiye geliyorsun. Sana o kadarcık torpil olsun. Tabi ki de yumuşak halıda namaz kılacaksın. Sen ana kuzusu değilsin, cesur bir delikanlısın.

Çocuk:

-Aslında bana ana kuzusu demekle haklısınız efendim. O yumuşacık halı annem ölünce tabutunun üzerine örtülmüştü. Halıda namaz kıldıkça sanki anneme sarılıyormuş gibi oluyorum…

 

Bu yazı 1107 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek