Biyoland de şimdiki zamana yolculuk


Biyoland’de yaşayan Zeynep artık evlilik vaktinin geldiğini düşünüyordu. Hukuk fakültesini bitireli iki yıl olmuş stajını da tamamlamıştı. Sıra eş seçimine gelmişti. Evlilik çeşmesine tükürüp DNA’sına uygun eş bulacaktı. Ama endişeliydi. Ya bilgisayarın onun için belirlediği eş adaylarına aşık olamazsa. Hiç olmazsa statüsüne uygun biriyle evlenseydi.

Biyoland Dünya’dan 20 ışık yılı uzakta bulunan Genom gezegeninde bir ülkeydi. Biyoland’de de yıl 2013’ü göstermesine rağmen orada her şey farklıydı. Biyoland de her şey gen üzerine kuruluydu. Çocuk anne karnındayken DNA analizi çıkartılıyor buna göre eğitim veriliyordu. Genlerinde savaşçı özellikler bulunan kişiler askeri eğitim alıyor, zeki olanlar bilim insanı olarak yetiştiriliyordu. Kısaca insanların yaşamını genleri belirliyordu. Evlenecekleri eşler bile bilgisayar yardımıyla biyouyuma göre belirleniyordu.

Evlilik çağına gelen gençler evlilik çeşmesine tükürüyor, tükürüklerinden DNA analizi yapılarak onu genetik olarak en uygun eş belirleniyordu. Yeni nesillerin sağlıklı olması, çiftlerin ten uyumunun iyi olması için bu gerekli görülüyordu. Sistemin bazı sakıncaları da vardı. Başbakan olacak biri inşaat amelesiyle, fiziksel olarak düzgün bir kadın, eciş bücüş biriyle eşleşebiliyordu. Genetik uyum esas olunca sosyal kültürel uyum göz ardı ediliyordu.

Zeynep de kaygılıydı. Kendisi genç ve güzel bir avukattı. Ya sistem ona kıllı bir inşaat amelesini bulursa? Bu düşünceler içinde evlilik çeşmesine doğru ilerlerken yanına dişleri sigara içmekten sararmış, saçı sakalı birbirine karışmış bir ayyaş geldi.

-Avukat Zeynep Hanım mı?

Zeynep şaşırmıştı:

-Adımı nereden biliyorsun ki sen?

Adam elindeki kağıdı gösterdi.

-Demin evlilik çeşmesine balgam attım. Bilgisayar bu çıktıyı verdi. Fotoğraf size benziyor da!

Zeynep adamın elindeki genetik eşleşme kağıdını aldı. Hakikaten adama genetik eş olarak kendisi çıkmıştı.

“Bu adamdan sağlıklı çocuk yapacağıma bekar kalırım” diye düşünüyordu.

Ama adam Zeynep’in kolunu tutmuş bırakmıyordu:

-Avradım olacaksın. Bana çöp toplayıcılığı mesleğini reva gören sistem nihayet işe yaradı. Senden düzinelerce çocuk yapıp doğaya salacağım.

Zeynep adamdan kurtulmak istese de adam kolunu bir türlü bırakmıyordu. Kolunu hızlıca çekince uyandı. Bir otobüsteydi. Mekanı ve kıyafetleri değişmişti. Ama rüyasındaki adam hala karşısında durup onu seyrediyordu. Yanında oturan arkadaşı Serpil Zeynep’in kolunu çekiştirerek onu uyandırmıştı.

-Kalk Zeynep son durağa geldik.

Uyumadan önceki diyaloglarını hatırlamaya çalıştı. Serpil eş seçimini biyouyuma göre yapacağını söylemişti. Dediğine göre her şey genlere göre belirlenseydi dünya daha adil ve güzel bir yer olurmuş. Zeynep de bunu kafasında canlandırmaya çalışıyordu. Serpil’e sordu:

-Biyouyumdan karşıma yanında çalıştığım İrfan Bey gibi uzun boylu yakışıklı bir avukat çıkar mı ki acaba?

Serpil “Neden olmasın?” diye cevap verdi.

-O zaman biyouyumdan evlenelim.

O sırada onları izlemekte olan adam lafa girdi:

-Biyouyumda sizin gibi çıtırlar varsa ben de oradan evleneyim bari!

Bu yazı 752 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek