Diyojen’den seçmeler


 

 

Eşyasız yaşam mümkün mü?

Diyojen başından bir çok musibet geçmiş, esir olarak bile satılmış filozoftur. Oldukça fakir birisi olarak yaşamıştır. Tüm serveti yanında taşıdığı erzak torbası, dayanmak için sopası ve bir tanede çanaktır.

Bir gün bir çocuğunun eliyle su içtiğini görür ve yanında taşıdığı çanağında aslında gereksiz bir eşya olduğunu düşünerek atar. Bu şekilde de eşyalar olmadan da yaşanabileceğini herkese gösterir.

 

Ciddi Şeyler

Bir gün Diyojen insanlara güzel şeyler anlatmak, ciddi konulardan bahsetmek istedi. Fakat onu dinleyen olmadı. Ne zaman ağzını açsa insanlar başka yöne doğru dönüyordu. Buna sinirlenen Diyojen kuş taklidi yapmaya başladı.

Bu insanların dikkatini çekmişti. Etrafında toplanmaya başladılar. Bir süre kuş gibi öttükten sonra taşı gediğine koydu:

-Demek ki siz ciddi şeylerden değil de gayri ciddi şeylerden hoşlanıyorsunuz.

 

Babanın kemikleri

Diyojen’in yaşamı ve yaptıkları Büyük İskender’e her zaman ilginç gelmiştir. Diyojen’e saygı duyan Büyük İskender onun bilgeliklerinden istifade etmek ister.

Bir gün Diyojen kemik yığınını karıştırıyormuş. Büyük İskender’in kafilesi Diyojen’i görünce durmuş. Büyük İskender bütün heybetiyle ve haşmetiyle atından inip Diyojen’e yaklaşmış. Diyojen’in neden kemikleri karıştırdığını merak ediyormuş.” Ne arıyorsun?” diye sormuş Diyojen’e. Diyojen cevap vermiş:

-Babanızın kemiklerini arıyorum ama bulamıyorum. Hangi kemiklerin babanıza, hangilerinin kölelere ait olduğu belli değil.

 

Bu yazı 892 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri