Eski Berber Nuri mahallesini fena ayıplar,yeni mahallesini kündeye getirir


Mahallede komşu kalmadı. Kimse birbirini takmıyor. Ölen olsa cenazesini kaldırmak belediyeye düşüyor. Olmamalı böyle. Eleştireceksen belediyeyi, partiyi önce sen bir çalış görelim. Önce sen bana bir selam ver. Bu insanlar ne hale geldi. Selam veriyorum almıyorlar.

Sandalyeyi düzeltti, vitrine yaklaştırdı. Bir iki tıraş losyonunun ambalajı güneşten sararmıştı. Kedi Miyav dükkandan içeriye girmek istedi. Kapıyı suratına kapadı. Kusura bakma sen sarman kedim. Sana çok yemek verdim, müşterilerimi oyalama, her biri nazlı olur, kusuruma bakma.

Hele bir çalış oğlum sen bak baban sana en iyi kunduradan alacak. Kim kaybetmiş ki çalışmaktan. Hem uslu durursan daha çok kazanacaksın. Nasıl anne? Babam da öyle mi kazanıyor? Ben büyüyünce itfaiyeci mi olayım, çöpçü mü? Olur mu oğlum, sen deden gibi berber dükkanı açacaksın. Hey gidi çocukluk günlerim hey… En çok çırak olmak isterdim. Patron asla!…

Geçen ay geldi yanıma ödünç biber istedi. Verdim. Herkes kapı komşusuna biber de vermeli, bir çay bardağı zeytinyağını da ödünç. Ama ötekisi de çekinmeyecek, isteyecek. Birbirinin ziyaret edecek. Bana gelen müşterim param yok dese, gene tıraş ederim. Hem de bedava. Nerden çıktı bu insanlarda kibirlilik?! Daha mahallesinin adını bilmeyenler var?! Ey ruh! Geldiysen haber v er!

Geçtiğimiz hafta ilköğretim okulunun önünden geçiyordum. Köpekle sokak köpeği ama nasıl bağırıyor, pardon havlıyor. Baktım eli kanayan çocuğun yanında, bana haber veriyor, bu çocuğa bakın diye. Ne sevimli komşu, pardon köpek, çocuğa ambulans çağırmamı istiyor. İnsanlık değil, hayvanlık öldü mü diye geçiriyorum içimden. Bu bize Allah’ın bir işareti. İşareti alıp, çocuğu eczaneye götürüyorum.

 Eyüp YÜKSEL 

Bu yazı 509 kere okundu.
Etiketler:
absürt berber öyküler
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek