Her yerde kar var


Adeta uçuyordu yağan karın arasında. Henüz yere inmemiş kar tanelerinin arasından kayak yaparcasına geçiyordu. Kar taneleri onun için büyüktü. Sağ cenahtan gelen sülfat rüzgarıyla irkildi. Demek yine sülfatın sülfit halleri, diye bekleyişe girdi.

Rüzgar atmosferin üst seviyelerinde iyiden iyiye uğuldamaya başlamıştı. Nakıs yetmiş. Neyse ki Katrina kasırgası yok coğrafyamızda. Aşağıda camiler, köy evleri oyuncak kutu gibi zor seçiliyor. Yollar keza öyle teşbih ipi gibi kıvrımlı, tatlı tepeleri dolanıyorlar. Dağın eteğindeki köyün minaresi görkemli. Çevresindeki ağaçlarla yemyeşil uyum içerisinde.

–          Ali bey, .siz ne düşünüyorsunuz? Bu toz bulutu kar getirir mi?

–          Olacak şey değil!

–          Öyle diyorsun ama, bir alimimiz öyle söylüyor. Toz bulutunun içindeki bakteriler yağmuru da, karı da çimlendiriyor. Bir nevi katalizör.

–          Hikmet Birand hoca mı hocam?

–          Bir nevi Hikmet Birand.

Şu sıcaklığın da altına inmeyi becerebilirsem şu işi başaracağım.

–          Hey komşu! Senin elektron seviyen kaç?

–          Henüz spin yapıyorum, seviyemi malum eşiğe düşüremedim, hala kararsız haldeyim.

–          Anlıyorum. Sağol. O halde entalpine bakalım. Entropini hesaplayamayız, çünkü yeryüzüne çok az kaldı, 10 km.

–          Enzimler nerde kaldı? Sentezlenmem lazım.

–          Fransız yolcu devreye girer palmo live jasmin demerkos baligalano!

–          Sen de nereden çıktın be ne diyorsun?

–          Lan Palmo live jasmin demerkos baligalano dedik ya!

–          Başlatma palmo bilmen ne live jasmin dımbır dımbırından!

–          Beş numaralı bakteri paraşüt pozisyonu al, entropin yeterli arışa geçti, kalorimetrik hesaplamaların tamam. Yörüngende bekle!

–          Substrat yanaşmağa hazır komutanım, enzime yanaşıyoruz, malum anahtar-kilit pozisyonunu planladık.

–          Kardeş 60 saniyeye kalmaz aşağıdayız, artık kar oluyoruz. Büyük Sahra’dan beri toz olmak canıma tak dedirtmişti.

–          Yavaş, enerji seviyemizi azaltalım. Soğuk faza geçiyoruz.

–          Anlaşıldı komutanım, tamam, yalnız aşağıdakilere çok kötü sürpriz olacağız, bizim üzerimizde kayıp patinaj yapacaklar. Buna içlerinden bazıları badanaj, diyecek. Düşen, kayan, sakatlanan çok olacak. Tam bir kıyım olacak bu seferimiz. Habersiz yakalanacaklar.

–          Oğlum aldırma sen bunlara. Su bulmak için düşmeye, pelvislerini, leğenlerini, ulnalarını kırmayı göze alacaklar. Bak hepsi biz toza bulanmış bakterilerin sayesinde su içiyorlar.

–          Kafa travması yaşamasalar bari. 10. Kafa sinir çifti nervus vagus uykularındayken…

–          Şimdi! Yağışa geçileceeeek! Geç!

–          Uf anam, karda arabamı iteklerken bütün hümoral mekanizmalarım şarj oldu, aşil tendonumdaki aksiyon potansiyel eksi 70 milivoltluk sıçrama yaptı. Kirişlerim fora! Müdüre, başkana ne diyeceğim ben şimdi, hekim yat raporu vermezse?

–          Müdürüne, başkanına kaydığın yokuşun tanjantının kosinüs cinsinden integralini aldırırsın, iş olur biter, ne de olsa onun kemiği de frajil.

–          Abicim öyle diyorsun ama o sadece kaygan yokuşun türevini alabilir. Fizik ve sürtünme katsayısından anlamaz.

–          Öyle ise niye müdür olmuş ki hacim?!

Eyüp YÜKSEL

Bu yazı 520 kere okundu.
Etiketler:
hikaye hikayeler kar
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek