Kaçın Enver geliyor!


Enver aklı kıt olmanın hep zararını görecek değil ya, doktordan aldığı zihinsel engelli raporu sayesinde engelli kadrosundan devlete memur olur.

İşe başladığından itibaren her şeyi herkesi eleştirmeye başlar Enver:

-Bu çay nedir böyle, bundan sonra herkes ada çayı içecek!

-Bu yazı kağıtları niye küçük, yok mu bunun büyüğü ?

-Standart A4 boyutunda efendim kağıtlar.

-Siz beni mi kandırıyorsunuz A4 bir araba markasının adı. Yazı kağıtların adı dosya kağıdı olur, kafa kağıdı olur, cepken kağıdı olur vesaire !

-Cepken kağıdı mı?

-Denedim sizi köftehorlar, he he!

Enver çevresindeki diğer memurları çıldırtmaktadır. Herkese talimat vermekte, her şeyi eleştirmektedir. Diğer memurlar onun yüksek yerlerden torpili olduğunu düşünmeye başlamıştır. Başka türlü bu cüretkarlığın açıklanması mümkün görülmemektedir.

Bir süre sonra Enver koridorlarda volta atmaya başlar, rasgele odalara dalar karşısına çıkandan hesap sorar. Memurlar onu görünce birbirine “Kaçın Enver geliyor” demektedir artık.

Genel müdür de Enver’in sırrını çözemez. Memurlar Enver’den bu denli korktuklarına göre mutlaka bir sırrı olmalıdır Enver’in. Düşünür, düşünür sonunda Enver’in soyadının Bakanınkiyle aynı olduğunu fark eder. Enver’den daha bir tırsar.

Zaman geçtikçe Enver eleştirinin dozunu artırmaktadır. Genel müdür Enver’i susturmak için makam teklif etmeyi düşünür. Müdürlük verse Enver’e az geleceğini düşünerek Enver’e daha yüksek bir makam olan daire başkanlığı vermeyi düşünür. Ama ortada bir problem vardır. Boşta daire başkanlığı yoktur. Genel müdür buna da bir çare bulur. “Tescilli İşler Daire Başkanlığı” diye bir daire başkanlığı kurar ve Enver’i daire başkanı yapar.

Enver bu sefer de makamına gelenleri terslemektedir. Bir gün elinde evrakıyla vatandaşın biri makamından içeri girer. Derdini anlatmaya başlar:

-Efendim biz tescilsiz araziye yapı yaptık, tescil olmazsa yıkarız dediler. Biz bunu nasıl tescil ettirebiliriz?

Enver sorar:

-Tescil ne demek?

Adam şaşırır, Tescilli İşler Daire Başkanı tescilin ne demek olduğunu bilmemektedir. Yine de bozuntuya vermeden kendince açıklamaya çalışır.

-Efendim  tescil sicilden yani kayıttan geliyor.

-Sabıka kaydı gibi yani?

-Evet öyle bir şey.

-O zaman Emniyet’e git yanlış gelmişsin!

-Efendim, burası bakıyor dediler.

-Nereye bakıyor muşuz biz?

-İşte bu işlere bakıyor muşsunuz.

-Kaç zamandır bakıyoruz da niye göremiyoruz o zaman?

-Efendim belgeleri yeni getirdim, şimdi görürsünüz.

-Şimdi görürsünüz ne demek ? Gününü göreceksin mi diyorsun, tehdit mi ediyorsun beni?

-Yok efendim estağfirullah işimi görürsünüz yani?

-İşimi görmek ne demek? Sen beni gör, ben de seni göreyim der gibi. Sen rüşvet mi teklif ediyorsun?

-Yok efendim bedava yapacaksınız işimi.

-Şimdi de koskoca daire başkanına talimat mı veriyorsun?

-Estağfirullah efendim. İşimi bedava görebilirsiniz demek istedim.

-Amma da beleşçisin. Bedava mezar bulsan yatacan valla!

-Para vereyim o zaman.

-Bak gene rüşvet teklif ediyorsun. Sen rüşvet teklif etmeye utanmıyor musun? Zaten yanlış gelmişsin. Sen hadi git Emniyete, oradan sana tarif ederler.

Adam boynunu büktü, söylene söylene  makamdan çıktı. Kapıdan çıkınca Enver’in sekreteriyle karşılaştı:

-Çok aradınız mı bu malı?

Sekreter eliyle şaşkınlıktan açılan ağzını kapatarak:

-Aman efendimiz siz değerli büyüğümüze nasıl böyle söylersiniz. Enver Bey en hızlı yükselen bürokratlarımızdandır. Bu şekilde devam ederse tez zamanda genel müdür veya müsteşarlığın en büyük adayı olacaktır!

Bu yazı 750 kere okundu.
Etiketler:
hikayeler komik özgün
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek