Karikatür karakterinin hikayesi 1


BÖLÜM 1

Karikatürler genelde komik olurdu, karakterleri de komik tipler. Edip de bunlardan biriydi. Sakar ve kıt akıllı biriydi. Tipi kayıt, mantığı uçuk bir tipti Edip. Daha doğrusu çizeri öyle layık görmüştü. Zaten güldürmek için tiplerin komik veya acayip olması şarttı. Nadiren karizmatik tiplere rastlanıyordu. O da Süperman, Tarkan zamanlarıydı. Şimdiki karikatürlerin neredeyse tamamı alık veya sapıktı.

Edip hiç olmazsa sapık olmadığına şükrediyordu. Aptal olmak suç değildi ya. Zaten çizeri layık görmüştü aptallığı ona. Aslında edip kendini oynasa hiç de saçma sapan hareketler yapmazdı. “Bana ne milletin gülmesinden, el alem karnını tutarak gülecek diye ben soytarılık yapacak değilim ya” derdi.

Bu konuda Baattine özenirdi. Baattinin de tipi pek düzgün sayılmazdı ama sanal alemde asaletin, doğruluğun timsali olmuştu. İnsanlar kendi duygularını Baattinde ifade ediyorlardı. O bir halk kahramanıydı.  Bir de kendine baktı. Her karikatürden öncekinden başka bir aptallığa imza atıyordu Edip. Kim saygı duyardı ki şapşal birine ?

Baattin ile hiç karşılaşmamıştı. Asil biriydi Baattin, yalnız çalışırdı. Yine de her karikatür karakteri gibi bir karikatürü Baattin ile paylaşmayı dilerdi.  Dahası bir de kendi konuşma baloncuğundan laf çaksa millete ne güzel olurdu. Acaba Baattin bunu nasıl başarmıştı ? Tipi pek de akıllı vekarizmatik durmuyordu. Kalın çerçeveli gözlükleri ve sivri kafasıyla pek de karizmatik sayılmazdı. Belki de o çizerini yönlendirmeyi başarmıştı. Kendi neden yapmasındı ki?

Peki bunu nasıl yapacaktı ki? Her karikatürde kendisi için yazılan konuşma metinlerini reddediyordu. Her yaptığı aptallığı, içten içe kınıyordu. Belki böyle yaparak çizerini etkileyebilir, o da internet fenomeni olacak kadar karizmatik birine dönüşebilirdi.

Ne garipti, birilerinin gülmesi için başkasının yerin dibine sokulması. Gerçi Edip sadece bir karikatür karakteri idi, canı yoktu. Ama yine de gururuna dokunuyordu zoraki şapşallık hareketleri. Komiklik için neden birinin aşağılanması gerekiyordu ki ? Mesela iki tane temiz giyimli yakışıklı bey birbiriyle zekice şakalaşamaz mıydı ? Aslında anlıyordu çizerin sıkıntısını, zeki espriler bulmak çok zordu. Bunun için ayrıca zeki olmak gerekirdi. Fakat aptallık komedisi ucuz ve çok bulunan bir şeydi. Birisi olağan dışı bir aptallık yapar, başkaları da güler. İşte olay bu kadar basit.

Tabi ki asıl karaktere soran yok! Kim aslı karakter çizer mi yoksa karikatür karakteri mi? Eğer çizer kendisinin baş kahraman olduğunu düşünüyorsa çıksın bakalım ortaya. Yiğitse çıksın. Karizmatiğim, kendimi rezil etmeden insanları güldürebilirim diyorsa çıksın. Edip’in üzerinden güldürmek kolay tabi. Edip şapşallık yapsın, millet gülsün, Edip gururunu ayaklar altına alsın patlak sivilceli cıvık karakterli ergenler kahkahaya boğulsun. Çizeriyle karikatür aleminde hesaplaşmak isterdi.

Kalemi eline alıp canı olmayan, iradesi olmayan çizgi topluluklarını kendi amaçları doğrultusunda oynatmak kolay tabi. Peki aynı şartlarda yaşasaydık ne olurdu. İnsan olmaya gerek yok bir günlüğüne şu çizer karikatür alemine misafir olsaydı ya!

Mutlaka bu durumdan sıyrılmanın bir yolunu bulmalıydı. Neden olmasındı ? Aslında zekice yapılan espriler çizerin de itibarını artıracaktı. Kalitesiz ve çok karikatür yerine kaliteli ve sınırlı sayıda karikatür daha etkili olmaz mıydı ? Fakat bunun için kendi yaptıklarını içten içe reddetmesi yeterli değildi. Mutlaka yapılacak bir şey olmalıydı ama ne?

Devam edecek…

 

Bu yazı 648 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek