Karikatür karakterinin hikayesi 3


BÖLÜM 3

İçine düştüğü durum oldukça komikti. Zeliha’yı hatırlıyordu fakat isimsiz birine neden Zeliha dediğini hatırlamıyordu. Galiba hoşlanıyordu Zeliha’dan. Belki de sadece mağduriyetin verdiği bir cazibe. Bilirsiniz mağdur olanlar hep bir çekici gelmiştir başkalarına. Yardım etme isteği uyanır çaresizleri görünce. Edip de böyle bir şey hissetmişti belki de. Çünkü çizeri bir kadın çizmiş, ona isim vermeyi bile gerekli görmemiş, onu şaşkaloz aklı kıt birisi olarak tasavvur etmiş, bir hanımefendiye yakışmayan derece de çirkin giydirmiş, yetmezmiş gibi de yanına bir hanzo vermişti. Üstelik tek bir kare. İşte Zeliha’nın yaşamı tek bir kareydi.

Buna sevinmeli miydi yoksa üzülmeli mi ? Belki de sürekli rezil olmadığı için şükretmeliydi. Edip’in isyan eden tavırlarına bakılırsa hiç olmazsa kısa sürmesi rezaletin daha makul olurdu belki de. Yine de Edip öfkeliydi. Hadi Zeliha’yı devam ettirmedi, biraz olsun özen şu karaktere yahu!

Edip kendinden bile saklamaya çalışsa da Zeliha’ya gönlünü kaptırmıştı. Bunun nasıl mümkün olduğunu kendisi bile anlamamıştı. Aşk karikatür dünyasında bile olsa aşktı işte. Apansız gelip yüreği sımsıcak ediveriyordu. Uzun süre düşünmesine rağmen hala neden o bayana  Zeliha dediğini bulamadı.

Zeliha ise o anda sonsuz yalnızlığın rüzgarında sallanıyordu. Karşısındaki meymenetsiz öylece kendisine bakadursun o hayaller aleminde geziniyordu. Bir karikatür tipini bir kareye hapsetseniz de hayaller hapsedilemezdi. Zeliha adının olmadığını biliyordu. Üzülmüştü başlangıçta. Ama hayaller penceresi açılınca dert etmekten vazgeçti. Yanına resmedilen çirkin herifin aksine dünyalar güzeli beyefendileri hayal etti. Belki de bir yerlerde onu Yusuf (as) gibi yakışıklı birisi onu bekliyordu. Yusuf mu? Hayalindeki adam Yusuf ise kendisinin adı neden Zeliha olmasın ki ? Kendi adını kendi koydu Zeliha.

Fakat Edip’i hatırlamıyordu bile bir keresinde karşılaşmışlardı Edip’le. Edip’in aklı Zeliha’da kalırken Zeliha hala ilk kez çizilmenin etkisindeydi. Ne Edip’i fark edecek ne de duygularını anlayacak kadar kendindeydi o sıralar. Edip ise ilk görüşte aşık olmuştu. Belki de hiç konuşmamalarına rağmen karşısındaki kadının adının Zeliha olduğunu hissetmesi bu aşkın eseriydi.

Zeliha hayaller aleminde gezinirken bazen gerçeklere de uğruyordu. Nasıl gerçeklerden uzaklaşsın ki, karşısındaki herif dik dik kendine bakıyordu. Kendisi yosma gibi tasvir edilmesine rağmen hiç o taraklarda bezi yoktu, ama karikatür partneri kendini oynuyordu. Garip bir şekilde telepatik ilişki kurdular.

Rıfkı..Rıfkı..Rıfkı…

Adamın adı Rıfkıydı. Sürekli kendi ismini söylüyordu. Aslında Rıfkı’ya da isim koymamıştı çizeri. Zeliha adama baktığında bu tiplere neden isim koyulmaması gerektiğini anlayabiliyordu. Gerçi bu adam başka karikatürlerde de yer almıştı. Kah Ayten’e asılırken, kah Meltem’in kocası rolünde.

Hafif kadınların bile adı vardı ama Zeliha’ya bir ismi çok görmüştü çizeri. Belki de onu sevgilisi ile buluşunca isimlendirecekti. Tıpkı Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin gibi…

Bu yüzden kendisini Zeliha diye isimlendirmişti. O bir aşk kadınıydı. Bir çift olarak düşünüyordu belki çizeri. Çizerinin ne düşündüğünü bilmesi imkansızdı ama Zeliha böyle umuyordu. Sevgilisiyle aşk karikatürlerinde baş rolü oynayacaktı belki de.

Rıfkı hala asılıyordu. Zeliha’ya ismini sordu. Zeliha komik bir şe düşündü:

-İsmim modalina kulu kose, dedi.

Zor bir isim uydurup karşısındaki herifle alay etmek istemişti. Fakat öyle olmadı. Adam zannettiğinden kabaydı. “Sana kısaca motor diyeyim o zaman” dedi. Zeliha şok olmuştu. Artık bir an önce bu adamdan kurtulmak istiyordu. Ertesi gün güzel bir sürpriz onu bekliyordu.

Devam edecek…

 

Bu yazı 515 kere okundu.
Etiketler:
hikaye karikatür öykü
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek