Karikatür karakterinin hikayesi 4


BÖLÜM 4

Matematik karikatürleri

Matematik karikatürleri karikatürler içinde okuması en zevkli olanlarındandır. Bir kere sürekli korktuğumuz matematik dersini tiye alır. Daha doğrusu matematik korkusu ve bilinmezliği üzerinedir karikatürler.

Zeliha ve Edip bir matematik karikatüründe buluşmuştu bu sefer. Bu ikisi için de tahmin edemeyecekleri kadar güzel bir sürprizdi. Zeliha için önceki hanzodan kaçış fırsatıydı bu karikatür. Edip için ise sevgiliyi görme fırsatı. Yanlızca o ve Edip.

Edip’in kalbi küt küt atıyordu. Heyecandan kan ter içinde kalmıştı. Offf… ne güzel duyguydu aşk yaşamak ve aşkıyla karşı karşıya gelmek…

Daha sonra heyecanlı olarak resmedilmesinin sebebinin öğrenci olarak karikatürize edilmesi olduğu anladı. O matematikten anlamayan bir öğrenci, Zeliha da soru soran ama cevap karşısında şaşıran şaşkoloz öğretmen. Bu çizer Zeliha’ya takmıştı bir kere. Onu hep saftirik çizmeye eğilimliydi. En azından bu sefer biraz daha usturupluydu kıyafeti. Bu arada bir şey dikkatini çekti Edip’in:

-Ne ikimizi de aynı kişi mi çiziyor?

İşte bu harikaydı. Ne güzel bir gündü bugün. Üzerindeki önlüğe bakınca her şeyin yolunda gitmediğini anladı. İlk okul önlüğümü ? Yahu Edip önceki karikatürde 20-25 yaşlarındaydı neden şimdi çocuk olmuştu ki ? Al işte aşkın önünde bir engel daha.  Zeliha da önceki karikatürde olduğu gibi 30’a yakın görünüyordu.

Ama olmadı bu işte ! Neredeyse annesi yaşındaki kadına mı aşıktı? Off ya, off.. Şimdi Edip nasıl anlatacaktı aşkını Edip ? Üstelik de ilkokul öğretmenine! Bu kuzenine aşık olmaktan bile daha kötüydü.  “Hiç de komik olmadı bu sayın çizer” diyerek sitem etti içinden. Matematik karikatürü çizeyim derken bir aşk çöpe gidiyordu.

Fakat Edip aşkında ısrar edecekti. Matematik karikatürü sayesinde buluşmuşlardı. Sonuçta çocuk değildi ki, belki de başka bir matematik karikatüründe yaşıt olacaklardı. Belki de sevgili olarak resmedileceklerdi. Birbirine iki kere ikiyi soran ilkokul arkadaşları veya alışveriş hesabının içinden çıkamayan yeni evli çift.

Acaba aşkını ilan için yaşıt bir karikatürde resmedilmeyi mi bekleseydi? Ama ya bir daha buluşamazlarsa. Ne pahasına olsun aşkını açıklamalıydı. Belki reddedilirdi ama olsun, başka bir fırsatını bulamayabilirdi.

Zeliha ise hala hayallerinde beyaz atlı prens düşlüyordu. Karşısındaki komik çocuğun kendisine sırılsıklam aşık olduğundan haberi yoktu. Yeni partneriyle tanışmanın zamanının geldiğini düşünüyordu.

-Ben Zeliha, sen kimsin küçük!

Edip Zelihanın sesini duyunca durakaldı. Demek adı gerçekten Zelihaydı. Heyecanı bir kat daha artmıştı. Ama olsun zaten matematik sorusundan heyecanlanan aklı kıt öğrenciyi canlandırıyordu.

Aklı kıt mı?

Tahtaya doğru dönünce iki artı bir eşittir dört yazısını gördü. Çizere sitem etmekte gecikmedi. “Yapma çizer ağabey, sen hakikaten takıntılıymışsın be!” gerçi Edip’in aptallığı karikatürlerde sıkça yer almasına neden oluyordu. Yani varlık sebebi aptal olmasıydı. Oldukça ironik bir durumdu bu. Aptal olmasa çizilemeyecek olmak. Çizilemese Zeliha ile tanışamayacak olmak. Fakat aptal bir çocuk olduğu için madara olmak!

Oldukça traji komik bir durumdu bu. Zor durumdaydı Edip, adını kekeleyerek söyledi:

-Bben Edip sevgilim, şey yani örtmenim mi?

Sevgilim mi? Ne yapıyordu yahu. Öğretmen yanlış anlayacaktı az daha. Ne yanlışı be doğru anlayacaktı. Acaba doğru anlasa mı daha iyi yoksa yanlış anlasa mı daha iyi ? İyicene aptallaşmıştı Edip. Birde “örtmenim” demek de neydi. İnsan örtmenim dediği kişiye aşık olur mu? Gittikçe oynadığı role mi bürünüyordu acaba Edip.

Devam edecek….

Bu yazı 700 kere okundu.
Etiketler:
absürt acayip hikayeler
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek