Minnacık bir şey


Halim yaklaşan anneler günü için eşine ne alacağını düşünüyordu.  Eşini hayal kırıklığına uğratmak istemezdi. Bugüne kadar eşine hep özel ve değişik hediyeler alarak onu memnun etmeyi başarmıştı. Ama bu sefer aklına bir şey gelmiyordu. Eşinden ipucu almak istediğinde eşi “Abartmana gerek yok minnacık bir şey alsan bile mutlu olurum” demişti.

Konu üzerinde epey kafa yoran Halim sonunda eşine ne alacağını anladı. Reklamlarda “bana küçük bir şey alsan yeter” diyen bayanlar pırlantayı kastediyordu. Demek ki eşi de bu sefer pırlanta istemişti. Aslında eşinin pırlanta falan istediği yoktu. Sadece hediye alırken abartmaması gerektiğini anlatmaya çalışmıştı “minnacık bir şey” derken.

Kuyumcu dükkanına giren Halim pırlantaların en gösterişlisini beğendi. Ama fiyatını görünce “Aslında benim eşim sade ve küçük pırlantalardan hoşlanır” diyerek küçük bir tanesini seçti. Seçtiği pırlantayı 1000-2000 liraya alabileceğini düşünüyordu. Çünkü reklamlardaki fiyatlar öyleydi.

Seçtiği pırlantanın 10.000 lira değerinde olduğunu ve dükkanda daha küçük bir model bulunmadığını görünce afalladı. Kuyumcu Halim’in yutkunduğunu görünce “Bunların fiyatları böyle, fakir fukara alamıyor. İsterseniz size imitasyonları göstereyim” dedi.

Halim kuyumcunun sözlerinden sonra  pazar eziği gibi hissetmeye başladı kendisini. Dükkandan gerisin geri çıkıp gitmeyi kendine yediremedi. Cüzdanındaki tüm kartları ve cebindeki parayı ortaya koyarak “Alıyorum !” dedi.

Eşi hediyeyi görünce sevinmişti. Ama kredi kartı ekstresini görünce Halim’e söylemediğini bırakmadı. Sahi ya maaşının yarısı pırlantaya giderse ne ile geçineceklerdi?

“Kira olmasaydı pırlantanın taksitleri bitene kadar dişimi sıkabilirim” diye düşünüyordu Halim. Ama ev sahibine birkaç ay kira alma demeyi gururuna yediremezdi. Üstelik bu ay kiraya zam yapılması gerekiyordu.

Aynı konuyu eşi de düşünmüştü. Halim’e ev sahibine gitmesini, gerekirse yalvararak iki-üç ay kirayı ötelemesini, kira zammını da 6 ay sonra yapmasını istemesini söyledi. Ama Halim bugüne kadar kimseye yalvarmamıştı, yine yalvarmayacaktı. Eşi üsteleyince ev sahibi ile konuşmaya razı oldu. Ev sahibine isteklerini iletince olumlu bir karşılık alamadı. Halim bu sefer rest çekmeyi denedi, istekleri kabul edilmezse evi derhal boşaltacağını söyledi. Ev sahibi “boşalt o zaman” deyince Halim’in sorunlarına bir yenisi eklenmiş oldu.

Eşine durumu anlatınca, eşi yeniden gidip durumu düzeltmesini, isteklerinden vazgeçtiğini bildirmesini aksi takdirde kendisinin ev sahibine bu konuda yalvaracağını söyledi. Halim olmaz öyle şey dedi. Asla gururunu ayaklar altına aldıramazdı.

Bunun üzerine eşi yeni öneriler getirdi:

-O zaman git önce ev bul. Bana aldığın pırlantayı satarak yeni bir yere taşınırız. Daha sonra kendine ek iş bul. Artık limon mu satarsın, don mu satarsın bilmem. Ziynet altınlarımı da satar kendine sermaye yaparsın!

Eşinin söyledikleri Karlofça Antlaşmasının maddelerini anımsatıyordu Halim’e. Halim o kadar gurursuz biri miydi ki, eşine aldığı ziynetleri satsın ya da pazarda don satsın. Hele “yalvarmak” onun literatüründe bile değildi. Halim’in olumsuz bir şey söylemesini engellemek için eşi:

-“O sarsılmaz gururundan “minnacık” olsun taviz veremez misin?” diye sordu.

Halim kararlıydı:

-“Şu minnacık şeyi ödemeyeceksem yaşamayayım ben!” diyerek geri adım atmadı Halim.

Halim’in son söylediği karşısında iyice çileden çıkan eşi:

-“Ben çocukları da alıp annemin evine gidiyorum. Sen ister yaşa, istersen de yaşama! Beni seviyorsan, gitmemi istemiyorsan gururundan minnacık bir parça kopar artık!” diyerek yarım saat içinde toparlanıp evi terk etti.

Halim ise içinden “gitme kal” demek istese de gururu bunu söylemesine izin vermiyordu. Eşinin gidişini sadece seyretti. Açık kalan dış kapının eşiğine oturarak bir şeyler mırıldanmaya başladı:

Giderken seni son defa seyrettim.
Arkandan gitme kal diyemedim,
Boğazıma düğümlendi yalvarışlarım,
Bir tek söz söyleyemedim.
Kal bir tanem. Kal diyemedim.

Affet bir tanem gururum engel oldu gitme kal diyemedim..

Bu yazı 783 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek