Nefis muhasebesi


Şu sıralar nefis muhasebesi içindeyim. Eğer şeytana yenilmezsem bir buçuk milyon liraya yakın servetimi kaybedeceğim. Evet tam bir buçuk milyon lira.

Hikayem bundan tam sekiz sene öncesine dayanıyor. O sıralar rahmetli ortağım Osman ile lokanta işletiyoruz. İşler tam da istediğimiz gibi gitmiyor o sıralar. Eğer devam edersek birkaç ay sonra batacağız. Ortağım Osman bana güvenirdi. Hesapları ben tutardım. Birkaç kere “tamamen sıfırlamadan lokanta işini bırakalım kalan birkaç kuruşla başka işe gireriz” dedim direndi. “Olmaz sonuna kadar gideceğiz” dedi. Ama sonumuzun ne olacağını görebiliyordum. Osman’ı bir şekilde ikna etmek gerekiyordu. Kasadaki ve bankadaki paramızla borçlarımızı kapattım kalanla da üçe beşe bakmadan sapa bir yerden arazi aldım. Başka türlü Osman’ı ikna etmem mümkün değildi. Para sıfırlanmadıkça lokantacılıktan vazgeçmeyecekti. Parayla arazi aldığımı Osman’a söylemedim, çünkü kızardı.

Osman’a “battık, paramız ancak borçlarımızı kapatmaya yeter” dedim. Zavallıcık dünyaya küstü. Ben vicdanen rahattım. Nasıl olsa birkaç ay sonra gerçekten batacaktık. Başka bir iş kurunca arazi aldığımızı söyleyecektim. Osman “Lokanta işi benim hayalimdi, battığımıza göre ben gidiyorum” dedi. Ansızın memleketi Tokat’a gitti. Söylediğine göre bağ bahçe işi yapacaktı. Üzüntüsünden midir, ecel mi çekti bilmiyorum memleketine gittikten birkaç ay sonra kansere yakalandı öldü gitti adamcağız.

Çocukları desen hayta. Onlara araziyi söylesem “sat yiyelim” diyecekler. Ben de söylemedim, nasılsa arazinin değeri azalmaz diye. Osman ile ortaklığımız bitince türlü türlü işlere girdim ama dikiş tutturamadım. Bir süre sonra arazinin değeri fırladı. Fırsat bu fırsat deyip araziyi sattım. Şimdinin parasıyla tam üç milyon etti arazi. O parayla tekstil atölyesi kurdum. İşçiler aldım. Artık neredeyse köşeyi dönmüştüm. Osman’ın parasını mirasçılarına ödemeyi düşünüyordum. Ama ha bugün ha yarın derken aradan zaman geçti bir türlü o kadar nakiti bir araya getiremedim. Çünkü sürekli yatırım yapmam, mal almam gerekiyordu. Derken dükkan yandı, sigortadan bir buçuk milyon lira verdiler. Bu büyük bir para. Osman’ın mirasçılarına versem meteliksiz kalacağım. Vermeyip biraz daha işleteyim desem onu da kaybedeceğim. Keşke Osman’la lokanta işini birlikte batırsaydık da bu durumu yaşamasaydım. İnsanın elindeki serveti vermesi çok zor.

Bu yazı 1851 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek