Nereye gidiyoruz


Yol doğru mu beyim, buradan mı gidiyoruz?

Doğru doğru, doooğru gidin, yolun sonunda varırsınız.

Varmasına varırız da, bu bizim işimize yarar mı?

Neden yaramasın?! Maksat bir yere gitmek değil mi? Çok düşünüyorsun, yazar mısın nesin sen be! Baksana meşgulüm, işim var, tavuk yoluyorum.

İyi de ateşi fazla kaçırmışsınız sayın emmim.

Peki öyle olsun, der İbrahim.

Murat Bey, abi bir yere gitmeli, ama nereye gittiğinin bilincinde olursan, o yolu, gittiğin yolu kavrarsan, der.

İbrahim bu sözlerle yatışmıştır. Google earth’ü bırakır. Şöyle geçmişe dalar. Acaba oğlumla birlikte benim çocukluğuma götürü mü bu Google, diye içinden sorar.

İbrahim Bey ne alaka yav, sen gel benim yazdığım son romanın ilk pasajına bak

İbrahim beyin kritikleri çok değerli, değil mi? Der Eyüp.

Beriki güler. Öyle olmasa çağırır mıydım?

İbrahim eli belindedir. İyi ama İrfan Abi hiç yazmıyorsun benim için.

Ya şu adama bak, ikiniz boyuna yazıyorsunuz, ben öyle uzun yazamam, size yetişemem.

Öyle olur mu?! Der Eyüp. Sen roman yazıyorsun be!

Karşılıklı gülüşürler. Karşı masadan Ahmet bey de bıyık altından güler.

–          Fransız yolcu devreye girer palmo live jasmin demerkos baligalano!

–          Sen de nereden çıktın be ne diyorsun?

–          Lan Palmo live jasmin demerkos baligalano dedik ya!

–          Başlatma palmo bilmen ne live jasmin dımbır dımbırından!

Telefon zırr diye çalar. Bir gelir misin, bu olur olmaz. Düzeltelim.

Adama bak ya, alev yerine ateş diyecekmişim.

Boşveeerrr’! Sen bir çayın tadına bakıver gari!…

Bu yazı 404 kere okundu.
Etiketler:
absürt hikayeler
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri