Okudum ama adam olamadım


Ben bir psikoloğum. Her hastama çocuk egosantrizmi hakkında bilgilendiriyorum. Çocuk egosatrizmi çocuğa has bencillik demek. Çocukta empati yeteneği henüz tam olarak gelişmediği için ben merkezli davranır. Bir şey istediğinde olsun ister, babasının istediği oyuncağı alacak parası var mı, insanların içinde zarıl zarıl ağlarsa annesi zor duruma düşer mi diye düşünmez.  Çocuk büyüdükçe yaşadığı olayların da etkisiyle egosantrizmi atar yetişkin olur. Ama bazıları büyüse de egosantrizmi atamaz, üstelik ben merkezli hareket ettiğini de bilmez. Tıpkı ben gibi. Ben ailemin tek çocuğu olduğum için her istediğim yapıldı. Varlıklı bir aileydik, istediğim her şeyi elde ettim. Psikolog olduğumda insanlara terapi yapıyordum, kendimin de ben merkezli davrandığımın farkında değildim. Ta ki o ürkütücü olaya kadar.

Üniversitedeyken bir kızı sevmiştim. Ama onun haberi yoktu. Hayat planıma göre önce okulumu bitirecek, sonra işimi kuracak daha sonra da evlenecektim. Bu nedenle kıza açılmaya gerek görmedim. Hislerimi ona ilettiğimde o da bana karşılık verecek gibi bir kanı vardı bende. Üniversitedeyken de sonrasında da onu uzaktan takip ettim. O da psikologdu. Onun işyerine yakın yerde muayenehane açtım. Artık sıra ona yaklaşıp duygularımı ifade etmeye gelmişti. Önce arkadaşlığı ilerlettim. Aşkımı ilan etmek için fırsat kolluyordum. Ailesiyle tatile gideceğini öğrendim. Hemen bende aynı otele yer ayırttım. Yaz tatili ilanı aşk için uygun bir fırsattı benim için. Otelde akşam yemekten sonra gözüm onu aradı. Havada romantizm kokusu alıyordum. Belki de dışarıya çıkmıştır diye deniz kenarına bakındım. İskelenin ucunda biriyle konuşuyordu. Acaba yanındaki kimdi?

Yanlarına varınca yanındakinin sevgilisi olduğunu öğrendim. Beynimden vurulmuştum. Bu durumu kabul etmem imkansızdı. İkisinin yakınlaşmasına mani olmak için nerede görürsem yanlarına gidip sohbetlerine müdahil oldum. En azından aralarındaki ilişkinin ilerlemesini engellemeliydim. Tatil benim için zehir olmuştu. Tatilden döndükten sonra sevdiğim kadın ile daha fazla görüşmek için fırsat kolladım ama atı alan Üsküdarı geçmek üzereydi. Ben bu durumu bir türlü kabul edemiyordum. Adamın evinin önündeki yolda arabamla bekleyip sonra onu ezmeyi planladım. İtiraf ediyorum böyle bir caniliği vicdanen hiç rahatsız olmadan planladım. Bir gün sabah adam evinden çıktı, arabasına doğru ilerlerken gaza bastım. Amacım adama çarpıp en azından birkaç kemiğini kırmaktı. Ölse de umurumda değildi. Bu tür durumlara kaza denilip en fazla 6 ay ceza verildiğini duymuştum. O ceza da tecil edilebilirdi kuşkusuz.

Gaza bastım ama adama çarpamadım. Adam aniden geri çekilince kurtuldu. Fakat ben sonrasını düşünmemiştim. Kırmızı ışıkta duran arabaya çarptın. Çarptığım arabanın sürücüsü omurilik zedelenmesi yaşamıştı. Hastanede çarptığım adamı ziyarete gittim. Yakınları perişandı. Doktorlar felç riski olduğunu söylüyorlardı. Neyse ki birkaç gün sonra risk atlatıldı. Adam taburcu oldu. O zaman ne kadar cani birine dönüşebildiğimi fark ettim. Asıl çarpmak istediğim adam ise birkaç ay sonra sevdiğim kadın ile evlendi. Kaç kere suikast düşüncesi geçti kafamdan ama hastanedeki zavallı adamı düşündükçe vazgeçtim. İtiraf ediyorum ben büyüdüm ama adam olamadım, hala adamı gebermek istiyorum.

Bu yazı 671 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek