Ölümcül hata


İşyerinde sadece klavye ve fare tıkırtıları duyuluyordu. Burası bir yazılım firmasıydı. Yeni yetmelerden kaşarlara, kendini ispat etmeye çalışanlardan işin ustalarına kadar sayıları 15’e varan yazılımcı bitmek bilmeyen hırs ve enerjileriyle bazen gece yarılarına kadar çalışırdı burada. Bu insanlar kendilerini işlerine adamıştı. Konuşmalarını bile bilgisayar deyimleriyle yaparlardı.

Saat 10’u geçerken içeri Talha girdi. İşe yine geç gelmişti ama pek de umursadığı yoktu. Paltosunu askılığa asıp makinadan kupasına çay doldurdu. Yanında getirdiği poşetin içinden kaşarlı poğaçaları çıkarıp yemeye başladı. Poşetin hışırtısı ve ağzının şapırtısı klavye seslerini bastırmaya başlayınca diğerleri Talha’nın işe geldiğini farkettiler.

Birbirlerine “fatal error geldi” diye fısıldaşmaya başladılar.

Talha’nın işyerindeki lakabı fatal error yani ölümcül hataydı. Talha zeki biriydi ama tutarsızdı. Çoğu kişinin beceremediği işleri halleder ama acemi birinin bile yapmayacağı bir hatayı yaparak birkaç aylık çalışmayı çöpe atardı. Çalışmak istediği zamanlar verimli ve üretkendi. 1 aylık işi 1 haftada bitirebilirdi. Ama bazen su koyverirdi. Çoğu kere işin bitmesine ramak kala yanlış bir tuşa basıp işi batırır yada basit bir işi günlerce bitiremezdi. Talha az hata yapar ama yaptığı hata ölümcül olurdu. Bu yüzden arkadaşları ona fatal error derlerdi.

Diğer çalışanlar patronları Emel Hanım’ın Talha’yı neden işte tuttuğunu merak ediyorlardı. Faydası mı fazla zararı mı fazla belli değildi. Üstelik işe de canı istediği zaman gelirdi.

Emel Hanım camekanlı ofisinden şu an Talha’yı gözetliyordu. Her gün Talha’yı işten atıp atmamak arasında gidip geliyordu. Gerçek şu ki Talha şu anda faydasından çok zarar veriyordu. Tam işten atmaya karar verdiği anlarda Talha’ya ne kadar ihtiyacı olduğunu hatırlıyordu. Talha zeki biriydi, işlerin çıkmaza girdiği zamanlarda devreye girip projelerin çöpe gitmesini engellerdi. Sadece bir iki tık dı katkısı ama koca proje hayata dönerdi.  Buna karşılık yolunda giden projeleri de aptalca bir hatayla baltalayabiliyordu.

Emel Hanım Talha’nın neden böyle yaptığını düşünürken geçmişe daldı. Belki de Talha kasıtlı olarak hata yapıyordu. Talha ile ilk senesini hatırladı. Emel Hanım şirketi kurduktan birkaç gün sonra Talha’yı işe almıştı. Sonra iki fakülte mezununu daha işe almıştı. Yalnızca 4 kişi olmalarına karşın ilk senede çok işler başarmışlardı. Başarı da Talha’nın payı büyüktü. Diğer iki elemanın aksine Talha bu iş için biçilmiş kaftandı. Üstelik şimdiki gibi hata yapmıyordu. Üstelik para konusu hiç konuşulmazdı. “Merak etme hakkını alacaksın” derdi Emel Hanım. Talha’da üstelemezdi.

Ama ne olduysa ilk bir yılın sonunda olmuştu.  O yıl Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı kanalizasyon projesini bitirmişler şirket hem büyük paralar kazanmış hem  ismini duyurmuştu. O zamana kadar boğaz tokluğuna çalışan Talha hakkını istediğinde hayal kırıklığına uğramıştı.

Emel Hanım müteahhit olan babasından aldığı tecrübelerden faydalanmak istemişti.

-“Başarılı elemanlarının parasını hep içeride bırak ki parasını alıp gitmesin, parasını alabilme ümidiyle hap sana çalışsın. Elemanlarına yüksek maaş verirsen, vasat işlerde o parayı ödemekte zorlanırsın” demişti babası.

Babasının tavsiyesine uyan Emel Hanım Talha’ya piyasa normallerine uygun bir ücret vermeyi önermiş. “Önümüzdeki yıllarda iyi zamlar yapacağım, merak etme!” diye eklemişti. Şirketin büyüdüğü için yatırım yapılması gerektiği 6 aylık maaşını daha sonra ödeyeceği söylemişti. Talha’ya yüklü bir para verdiği takdirde işten ayrılıp kendine şirket açacağını düşünüyordu Emel Hanım. Talha giderse şirketin zor duruma düşeceğini bilen Emel Hanım hiçbir zaman Talha’ya toplu ücret ödemedi. Alacağını kıymık kıymık verirdi Talha’ya.

Fakat şirket o seneki gibi bir atılımı bir daha yapamadı. Şimdiki 15 elemanla bile o seneki kar yakalanamıyordu. Üstelik Talha ölümcül hatalar vermeye başlamıştı.

Talha ise Emel Hanım’ın teklifini beğenmemişti ama o anda istifa etmek bir yıllık çalışmanın karşılığını alamaması anlamına geliyordu.  O da kendine başka bir yöntem bulmuştu parasını almak için. Diğerleri bu yöntemi asla keşfedemeyecekti.

Lakabı fatal error yani ölümcül hata olan Talha bu hataları kasıtlı olarak yapıyordu. İş belli bir seviyeye gelince işi el altından rakip firmalara satıyor, sonra ölümcül bir hata yaparak kendi şirketini yüzüstü bırakıyordu. Kendini işten atmasınlar diye de çıkmaza giren başka işleri düzlüğe çıkarıyordu. Aslında ölümcül hata yapabilmek bir yetenekti. Çünkü sistem sürekli olarak yedekleme yapıyordu. Bilgisayara format atılsa hatta hard disk yok edilse dahi her şeyin bir yedeği vardı. Sıradan bir hatayla projenin çöpe atılması imkansızdı. Şirkette onca yazılım mühendisi olmasına rağmen ölümcül hata yapabilmenin marifet olduğunu bilen yoktu. Diğerleri istese bile ölümcül hata yapamazken Talha bunu bir iki tuşla yapabiliyordu.

Yaptığı ölümcül hatalarla istediği parayı kazanan Talha her şeyi bildiğini düşünen Emel Hanım’la gizliden de olsa dalga geçiyordu.

Bu yazı 518 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir adet yorum var.

  1. rafet demir dedi ki:

    Hikayeyi çok beğendim

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri