Rabbi misafir etmek


Musa (as)’ın ümmeti Bakara suresinde de sıklıkça yer aldığı gibi, eski inançlarında ısrar eden, Hz. Musa (as)’ın getirdiği yeni dini kabul etmede çekinceli davranan bir halktı. Hazreti Musa(as)’ya hürmetinden ve onları Firavun’un zulmünden kurtarmış olmasının minnetinden dolayı ona saygısızlık etmek istemeseler de türlü bahanelerle hak yol ile aralarına engeller koyuyorlardı. Allah tarafından bir çok mucize gösterilse de yine de Rablerini sınamak istediler:

-Ey Musa, Rabbimiz bize bir çok nimet verdi. Biz de ona şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Onu yemeğe davet etmek istiyoruz. Güzel bir sofra hazırlayalım O da gelsin misafirimiz olsun.

Halktan bir çoğunun amacı Musa (as)’ın varlığını iddia ettiği Allah’ı görmekti. İman eden küçük bir kısım ise yeni dini anlamaya, Allah’a nasıl kulluk edileceğini öğrenmeye, Allah’ın vasıflarını idrak etmeye çalışıyordu.

Musa (as):

-Rabbimiz, yemekten içmekten veya mekandan münezzehtir, sizin dediğiniz olacak bir şey değildir, dedi.

Bu cevap kalbinde imana yer olmayanları sevindirdi. Zaten onlar mucizelere şahit olsalar da inanmayacaklardı. Fakat halkın içindeki az sayıdaki iman edenlere dinin ve Allah kavramının öğretilmesi gerekiyordu.

Allah Hz. Musa(as) ya şöyle vahyetti:

-Kullarıma söyle Cuma günü geleceğim, benim için hazırlık yapsınlar.

Musa (as) bunu halka tebliğ etti. Ziyafet hazırlıklarına başlandı. Beklenen günde yaşlı bir yolcudan başka gelen olmadı. O gün yaşlı bir adam su ve yemek istedi. Üzeri başı yırtık pırtık, kendisi de yorgundu. Halk o adama itibar etmedi. “Bugün önemli bir misafirimiz var seninle ilgilenemeyiz” dediler.

Adam da orada oyalanmadan yoluna gitti. O gün yaşlı adamdan başka kimse gelmedi. Bunun üzerine ertesi gün halk Musa (as)’a beklenen misafirin yani Allah (cc) ın neden gelmediğini sordu. Musa (as) da durumu Allah’a havale etti. Allah (cc) şöyle vahyetti:

-Dün size ihtiyar bir yolcu geldi. Onu doyursaydınız, beni de doyurmuş olacaksınız.  Ben yerlere göklere sığmam ama aciz bir kulumun kalbine sığarım. Ben o kulumla beraber gelmiştim. Onu aç olarak geri göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz, buyurdu.

Bu yazı 727 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri