Şeker atan çocuklar


Aylin ısrarla çalınan kapıya bırakmak için elindeki cips tabağını masanın üzerine bırakarak kapıya doğru yöneldi. Kapı deliğinden baktığında elinde şeker kasesi tutan iki çocuğun dışarıda beklediğini gördü. Bunlar yan apartman da oturan komşularının çocukları 10 yaşındaki Ediz ile 8 yaşındaki kız kardeşi Ayşegül’dü.

“Bayram da tatilde olduğumuz için şimdi geliyorlar demek ki” diye düşündü. Fakat evde bayram şekeri yoktu. Aceleyle mutfakta çocuklara verecek bir şeyler aradı. Alt çekmecede geçen bayramdan kalan bayat şekerler duruyordu.

“Görünce sevinirler. Anlamazlar bayat olduğunu” diye düşündü. Önemli olan çocukları sevindirmekti.

Kapıyı yalancı bir gülümsemeyle açıp şeker kasesini uzatıyordu ki. Yüzüne gelen sert cisimlerle afalladı. Kapıyı hızla kapattı. Kendine gelince yerdeki şekerleri gördü. Çocuklar kapıyı açara açmaz kendine şeker atıp kaçmışlardı. Attıkları şekerler de kaliteli şekerlerdi.

Çocuklar aynı şeyi daha bir çok kişiye yaptılar. Şekerleri kapıyı açanın yüzüne atıp kaçıyorlar, bundan oldukça keyif alıyorlardı.

Bu fikir Ediz’in aklına gelmişti. Sabahleyin kardeşiyle bayramda topladıkları hasılata bakıyorlardı. Bunların çoğu ya merdiven altı üretim ya da geçen bayramın bayat şekerlerdi. Komşularının bir çoğunu ise bayramda tatile oldukları için evde bulamamışlardı. Ayşegül hayal kırıklığı nedeniyle ağlamaya başlamıştı. Çünkü aylarca bayramı beklemişlerdi. Bayram gelince şeker toplayacak, topladıkları şekerleri de anne babalarına gösterip bir şey başarmanın gururunu yaşayacaklardı.

Annesi ağlayan Ayşegül’ü görünce onu teselli etmek istedi:

-“Kızım evde bayram için aldığımız şekerlerin çoğu duruyor. Bayram bittiği için artık eve gelen olmaz. Hepsini yiyebilirsiniz.”dedi.

Ediz ise her fırsatta “Nerede eski bayramlar?” diye hayıflanan ama bayram gelince yan çizen komşularını affetmeye niyetli değildi. Madem eski adetlere riayet edilmiyordu. Ediz bayrama yeni bir adet getirecekti.

“Bayramda kaliteli şeker vermeyen veya tatile giden komşularını bayram sonrası şeker atarak cezalandırmak”

Bu yazı 414 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri