Taş ve Kuyu


Bir deli o gün kuyuya taş attı. Bugün kimse hala çıkaramadı.

Bunun üzerine Nasrettin Hocanın torunu çağdaş Nasrettin hoca, Akşehir’den Meram’a etli ekmek yemeğe geldiğinde şöyle bir soruyla karşılaşır:

–         Hoca, hoca, bir deli kuyuya taş attı, bin kişi çıkaramadı. Buna ne buyrulur?

–         Taşın çıkmasına niyetiniz var mı?

–         Sen şu etli ekmeği ne kadar seviyorsan, bizim de o kadar niyetimiz var.

–         Merakınız da var mı? Merak etmeyi biliyor musunuz, bu çok önemlidir.

–         Hoca, dedeniz dedelerimize böyle sormazdı. Neden sordunuz?

–         Bunun cevabını siz, kuyu probleminin cevabını da ben vereceğim. Anlaştık mı?

–         Sen buyurursun da biz anlaşmaz mıyız hoca.

–         Ala. Öyleyse gelin benimle. Şu geleceğin ufkunda gördüğünüz üniversiteden Jeoloji Mühendisliği bölümünden bir jeoloji mühendisini alın bana getirin. Kuyuda etütten sonra sondaj yapıp, taşı çıkaracaktır.

–         Hoca hoca, peki kuyu nerede?

–         Onu da gidin dedem Nasrettin hocaya sorun.

–         Hoca hoca o artık yaşamıyor.

–         Kalpte yaşayanı göremeyen taşı da göremez, kuyuyu da. Kalpsiz kuyu, taşsız böbreğe benzer. Böylesi daha iyi sancısız yaşarsınız.

Bu yazı 938 kere okundu.
Etiketler:
absürt hikaye hikayeler
  • Site Yorum

Bir adet yorum var.

  1. sahibinden dedi ki:

    böyie hikayeleri nerden buluyorsun admin çok güzel hikayeler

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek