Uçurumun kenarından şans eseri döndüm


Ben lisedeyken uçarı bir kızdım. Birçok oğlan benim peşimde koşardı. Ama ben Arif’in peşindeydim. Arif ise başkasıyla birlikteydi. Lisenin sonuna kadar onun peşinde koştum ama olmadı. Artık tek bir şansım vardı. Mezuniyet gecesi. Lisenin son günlerinde mezuniyet partisi düzenleyip daha sonra bazılarımızın evlerinde kutlamaya devam edecektik. Bu gece benim Arif’i elde etmek için son şansımdı. Ona kendimi sunup emrivaki yapmak gibi salakça bir düşüncem vardı. Şimdi düşünüyorum da diyelim ki sevgili olduk ya sonra? Eninde sonunda ayrılacaktık. O zaman ne diye kendimi Arif’e sunmaya kalkmıştım ki?

Fakat o gece benden hızlı davrananlar vardı. Fırsatı kaçırmıştım. Günlerce ağladım. Ben günlerce ağladım ama benden hızlı davranan salak kız yıllarca ağladı. Benim başaramadığımı başarıp Arif’i kapan kız, Arif’in oyuncağı oldu. Yıllarca onunla düşüp kalktı. Sonunda başka kollara düştü. Daha sonra adı kötüye çıktı kızın. Arif ise üniversiteye giremedi. Kavgaya karışıp birini bıçakladı. Hapse düştü. Hapisten çıkınca sabıkalı diye iş vermediler. Kısacası sürünüyor.

Ben mi ? Aşk acısı o zamanlar yüreğimi dağlamıştı. Bu yüzden kalbimi bir süre kalbimi insanlara kapattım. Bunun iyi tarafı da oldu. Ders çalışabildiğim için üniversiteyi, iktisat bölümünü kazandım. Karşıma İhsan çıktı evlendim. Küçük bir oğlum var. Demek ki neymiş, evlenmeden olmamalıymış. Yoksa ben nasıl bakardım eşimin ve oğlumun yüzüne?

Bu yazı 782 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek