Yasak aşk hikayesi


Benimkisi bir aşk hikayesi gibi gözükse de ben daha çok aptallık veya saflık olarak görüyorum. Bu hikaye bugüne kadar sırdı ama içimde daha fazla tutamayacağım. Ben bir zamanlar ablamın kocasına deliler gibi aşıktım. O zamanlar lisedeydim ve aklım beş karış havalardaydı. Ablamın kocası yani eniştem fizik öğretmeniydi. Çözemediğim sorular için ablamlara gidip eniştemle soruları çözüyorduk. İlk başlarda her şey normaldi, zaman ilerledikçe ona kapıldığımı hissettim. Fakat onun haberi yoktu. Bir süre sonra enişteme aşık olmuştum. O zamanlar aşk için her şey yapılır felsefesi güderdim. Sanki normali, olması gerekeni buydu. Konu aşk olunca gerisi teferruattı benim için. Herhalde izlediğim aşk filmlerinin etkisinde kalmıştım. Kaç kere İslam ilmihalini karıştırıp “insan eniştesiyle evlenebilir mi” diye araştırdığımı bilirim. Bazı zamanlarda da eniştemi ayartıp, ablamdan ayırmayı düşünüyordum. Böylece o kişi eniştem olmayacaktı ve ben de onunla evlenebilecektim. Saflığa bakın, enişteyle evlenilebilir mi diye ilmihalleri kurcalıyorum, günah olmasın diye, bir taraftan da yuva yıkmayı düşünüyorum. Hem de ablamın yuvasını. Sanki öyle olunca hiç günah olmayacak.

Ben böyle planlar yaparken diğerlerinin hiçbir şeyden haberi yoktu. Hiçbir şeyi belli etmemeye çalıştım. Hatta başardım. Ama artık panik atak ve anksiyete bozuklukları halinde yaşıyordum. Bir yandan vicdan azabı bir yandan da istediğini elde edemeyişin acısı beni perişan etmişti. Artık eniştemi zinaya götürmeyi bile düşünmeye başlamıştım. Artık ne olacaksa olsundu. Ama ya o beni sevmezse? İşte bu soruya cevap bulamamak beni dizginliyordu.  Eniştem ise bana ilgi göstermiyordu. Onun için ben sıradan biriydim. Bazen o da duygularını saklamaya çalışıyor diye düşünsem de vardığım sonuç buydu. Bu sırada ailem bendeki değişikliği fark etmiş ama sebebini anlayamamıştı. Beni psikoloğa götürmeye çalışıyorlardı.  İnsan kendi halinden kendisi anlamazmış. Ben de ne kadar kötü durumda olduğumu idrak edemiyordum. Onun için psikoloğa gitmeyi istemedim. Benim hastalığımın çaresi zaten belliydi.

Bir annemin gün altın gününe gelen yaşlı teyzelerden biri benim sıkıntılı olduğumu sezmiş. “Aşık mısın kızım?”dedi. Ben de geçiştirmek için “Sevdiğime kavuşamıyorum, ondan dertliyim dedim” . O da “Sevdiğine kavuşamıyorsan Allah’a kavuş” dedi. Ben de “intihar mı edeyim?” dedim.

Yaşlı kadın güldü “Namaza başla namaza! Kafan biraz olsun dingin olur” dedi. Yaşlı kadının dediği ilk başta saçma gelmişti ama namaz kılmanın içimdeki fırtınaları biraz olsun dindirebileceğini düşündüm. Önce namaza başladım, sonra tesettüre girdim. Bendeki değişikliği gören bazıları beni cemaat sohbetlerine götürdüler. Sohbetler, içinde bulunduğum buhranı biraz olsun dindirdi. Başlarda terapi niyetine gittiğim sohbetler beni epeyce aydınlattı.  Düşünce yapım değişmişti. Bir süre sonra artık eniştemi düşünmediğimi fark ettim. Cemaatin işleri beni daha çok ilgilendiriyordu. Allah’a şükürler olsun ki rezil olmaktan çok kötü durumlara düşmekten kurtuldum. Allah ayıbımı meydana çıkarmadı ben de o zaman başladığım ibadetlerimi bu güne kadar devam ettiriyorum.

Bu yazı 10069 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Şule dedi ki:

    Bu hikaye baştan sonuna kadar yalanlarla dolu ben inanmadım.

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri evden eve nakliyat Simyacı özet kısa ve öz Hikaye haritası ne demek