Diyojen’in serüvenleri


 Diyojen’in intikamı

Hamalın biri kereste taşırken elindeki kalası Diyojen’in kafasına çarpmış. “Küt” sesinden sonra hamal “dikkaaat!” diye bağırmış. Kafasına odunu yiyen Diyojen sinirlenmiş ama sesini çıkarmadan oradan uzaklaşmış.

Ertesi gün eline bir sopa alıp hamala yaklaşmış. Hamalın arkasından yaklaşıp kafasına sopayı indirerek “dikkaaat!” diye bağırmış. Sonra bir şey olmamış gibi yoluna devam etmiş.

 

Dilenci ile Diyojen

 

Diyojen’e sormuşlar:

-İnsanlar neden dilencilere sadaka verir de filozoflara vermez.

Diyojen cevaplamış:

-Çünkü bir gün başkalarına muhtaç hale gelebileceklerini düşünürler o yüzden dilencilere sadaka verirler. Ama hiçbir zaman filozof olabileceklerini düşünmezler.

 

İçi boş

 

Diyojen bir gün iyi giyimli ve yakışıklı bir delikanlı ile karşılaşmış. Gencin sözleri oldukça ahmakçaymış. Diyojen’e genci nasıl bulduğunu sormuşlar. O da :

-Muhteşem güzellikte bir ev düşünün, ama içi boş yani kimse yok!

 

En kötü hal

 

Diyojen’e dünyadaki en kötü hal nedir diye sormuşlar. Hem fakir hem de ihtiyar olmaktır demiş.

 

 

Bu yazı 668 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri